solo
İngilizce “solo” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /ˈsoʊloʊ/ · İngiltere /ˈsəʊləʊ/
solo Türkçede: solo, tek başına yapılan iş, tek başına yapılan, tek başına, yalnız, solo yapmak
isim
solo
Tek bir müzisyenin veya şarkıcının seslendirdiği eser ya da bir eserin bölümü.
Basit İngilizce açıklama: A piece of music, or part of one, performed by one musician or singer.
- She played a piano solo.
- The song ends with a guitar solo.
- His first solo received loud applause.
solo, tek başına yapılan iş
Başkasının yardımı veya katılımı olmadan tek kişinin gerçekleştirdiği iş ya da gösteri.
Basit İngilizce açıklama: A task or performance carried out by one person without anyone else helping or taking part.
- Her dance solo lasted three minutes.
- The pilot completed his first solo yesterday.
- He practiced the solo before going on stage.
sıfat
tek başına yapılan, solo
Bir eşlikçi, ortak veya öğretmen olmadan tek kişi tarafından yapılan.
Basit İngilizce açıklama: Done by one person without a partner, companion, or teacher.
- She took a solo trip.
- His solo career began last year.
- The pilot was ready for her first solo flight.
zarf
tek başına, yalnız
Yanında sana eşlik eden veya yardım eden başka biri olmadan.
Basit İngilizce açıklama: Without another person accompanying or helping you.
- I prefer to travel solo.
- She flew solo across the ocean.
- Have you ever performed solo on stage?
fiil
solo yapmak
Bir müzik eserini veya gösterinin bir bölümünü tek başına seslendirmek ya da icra etmek.
Basit İngilizce açıklama: To perform music, or a part of a performance, by yourself.
- The guitarist soloed beautifully.
- She will solo on piano tonight.
- He often solos with a local jazz band.
solo kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpsolo ile kurulan ifadeler
- solo run
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語