medium
İngilizce “medium” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /ˈmiːdiəm/
medium Türkçede: araç, mecra, malzeme, ifade aracı, ortam, medyum
isim
araç, mecra
İnsanlara bilgi veya mesaj iletmek ya da bir etkinliği gerçekleştirmek için kullanılan yol veya araç.
Basit İngilizce açıklama: A way of passing information or messages to people or carrying out an activity.
- Radio is a powerful medium.
- The internet became her main medium for teaching.
- Money serves as a medium of exchange.
malzeme, ifade aracı
Sanatçının eser yaratmak veya bir şey ifade etmek için kullandığı malzeme ya da yöntem.
Basit İngilizce açıklama: A material or method an artist uses to make or express something.
- Clay is her favorite medium.
- He works in several different media.
- The artist chose photography as her medium.
ortam
Sesin, ışığın veya başka bir şeyin içinden geçtiği hava veya su gibi madde.
Basit İngilizce açıklama: A substance, such as air or water, through which sound, light, or another thing travels.
- Sound needs a medium to travel through.
- Light slows down when it enters a different medium.
- Water acts as a medium for these waves.
medyum
Ölmüş kişilerden mesaj aldığını ileri süren kişi.
Basit İngilizce açıklama: A person who claims to receive messages from people who have died.
- She visited a medium.
- The medium claimed to hear her grandfather.
- Do you believe mediums can speak to the dead?
sıfat
orta, orta boy
Küçük ile büyük veya düşük ile yüksek arasında olan.
Basit İngilizce açıklama: Between small and large, or between low and high.
- I need a medium shirt.
- Cook the eggs over medium heat.
- Would you like a small or medium drink?
medium kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpmedium ile kurulan ifadeler
- medium rare
- medium dry: dömisek
- medium dead
- medium well
- medium pace
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語