LookItUp

soul

İngilizce “soul” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /soʊl/ · İngiltere /səʊl/

soul Türkçede: ruh, iç dünya, duygu, soul, soul müziği, kişi

isim

RUHB1

ruh

Bazı dinlere göre insanın bedeni öldükten sonra da varlığını sürdüren yanı.

Basit İngilizce açıklama: The part of a person that some religions believe continues to exist after the body dies.

  • She believes the soul never dies.
  • They prayed for his soul.
  • Does the soul live on after death?

Eş anlamlılar: spirit

Sık kullanılan kalıplar: immortal soul, save someone's soul, body and soul, a human soul

İÇ DÜNYAB2

ruh, iç dünya

Seni sen yapan en derin duygu ve düşüncelerin.

Basit İngilizce açıklama: Your deepest feelings and thoughts, which make you who you are.

  • The music brought peace to her soul.
  • He felt the loss deep in his soul.
  • She bared her soul to an old friend.

Eş anlamlılar: heart, inner self

Sık kullanılan kalıplar: deep in someone's soul, bare someone's soul, a troubled soul

İÇTEN DUYGUB2

ruh, duygu

Müzikte, sanatta veya yapılan bir işte hissedilen güçlü ve içten duygu.

Basit İngilizce açıklama: Strong, sincere feeling expressed in music, art, or something a person does.

  • She sings with soul.
  • His performance was full of soul.
  • The painting is beautiful, but it lacks soul.

Eş anlamlılar: feeling, passion, emotion

Sık kullanılan kalıplar: full of soul, sing with soul, lack soul

MÜZİK TÜRÜB1

soul, soul müziği

Afroamerikan geleneklerinden doğan, güçlü ritmi ve derin duygular yansıtan şarkı söyleyişiyle tanınan müzik türü.

Basit İngilizce açıklama: A style of music from African American traditions, with strong rhythm and singing that expresses deep feeling.

  • I love listening to soul.
  • She became a famous soul singer.
  • The band mixes soul with jazz.

Eş anlamlılar: soul music

Sık kullanılan kalıplar: soul music, soul singer, classic soul

KİŞİ VE CANC1

kişi, can

Özellikle yaşayan veya ölen insanların sayısı belirtilirken kullanılan kişi anlamı.

Basit İngilizce açıklama: A person, especially when counting people who are alive or have died.

  • Not a soul was outside.
  • The storm claimed twenty souls.
  • Every living soul in the village heard the news.

Eş anlamlılar: person, individual

Sık kullanılan kalıplar: every living soul, a poor soul, souls on board

sıfat

AFROAMERİKAN KÜLTÜRÜC1

Afroamerikan

Afroamerikan kültürüyle, özellikle müziği ve geleneksel yemekleriyle ilgili.

Basit İngilizce açıklama: Connected with African American culture, especially its music and traditional food.

  • The restaurant serves soul food.
  • Her family enjoys traditional soul cooking.
  • The festival celebrated soul music and African American art.

Sık kullanılan kalıplar: soul food, soul music, soul cooking

soul kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

soul ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler