spear
İngilizce “spear” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /spɪr/ · İngiltere /spɪə/
Diğer biçimleri: spears
spear Türkçede: mızrak, filiz, uzun dilim, zıpkın, saplamak, batırmak
isim
mızrak
İnsanlara saldırmak veya hayvan avlamak için kullanılan, ucu sivri uzun bir sopa.
Basit İngilizce açıklama: A long stick with a sharp point, used to attack people or hunt animals.
- The hunter carried a spear.
- A warrior threw his spear at the enemy.
- The museum displays ancient spears and shields.
filiz, uzun dilim
Özellikle kuşkonmazın filizi gibi, sebzenin uzun ve ince bir parçası veya sürgünü.
Basit İngilizce açıklama: A long, thin piece or shoot of a vegetable, especially asparagus.
- Put an asparagus spear on each plate.
- We grilled the tender spears with a little oil.
- She served the sandwich with a pickle spear.
zıpkın
Balık yakalamak için kullanılan, uçlarında geri dönük sivri çıkıntılar bulunan uzun araç.
Basit İngilizce açıklama: A long pointed tool with hooked tips, used to catch fish.
- He caught the fish with a spear.
- The fishing spear had three barbed points.
- They carried spears into the shallow river.
fiil
saplamak, batırmak
Genellikle bir şeyi kaldırmak için ona sivri bir nesne batırmak.
Basit İngilizce açıklama: To push a pointed object into something, often to pick it up.
- He speared a potato with his fork.
- She carefully speared the olives onto a wooden stick.
- Can you spear that last piece of cheese?
mızraklamak, zıpkınlamak
Uzun ve sivri bir silahı insana veya hayvana saplamak ya da fırlatıp saplanmasını sağlamak.
Basit İngilizce açıklama: To push or throw a long, sharp weapon into a person or animal.
- They learned to spear fish.
- The hunter speared a large animal.
- People once speared salmon in this river.
sıfat
erkek, eril
Özellikle dişi veya kadın karşılığıyla kıyaslandığında, erkek olanı belirten.
Basit İngilizce açıklama: Male, especially when compared with a female version or equivalent.
- The story gives the heroine a spear counterpart.
- He described the prince as the queen's spear equivalent.
- The writer contrasted the distaff character with her spear counterpart.
baba tarafına ait
Ailedeki erkeklerle veya babalar üzerinden devam eden soyla ilgili.
Basit İngilizce açıklama: Connected with the men in a family or the family line through fathers.
- The title passed down the spear line.
- His spear ancestors came from the north.
- She traced the spear side of the family back four generations.
spear hakkında sık sorulanlar
spear ne demek?
“spear” Türkçede “mızrak” demektir. İnsanlara saldırmak veya hayvan avlamak için kullanılan, ucu sivri uzun bir sopa.
spear Türkçesi nedir?
spear kelimesinin Türkçe çevirileri: mızrak, filiz, uzun dilim, zıpkın, saplamak, batırmak.
spear nasıl okunur?
Amerikan İngilizcesinde /spɪr/, İngiliz İngilizcesinde /spɪə/ diye okunur.
spear cümle içinde nasıl kullanılır?
The hunter carried a spear. A warrior threw his spear at the enemy.
spear kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpspear ile kurulan ifadeler
- spear carrier
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語