LookItUp

tail

İngilizce “tail” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /teɪl/

Diğer biçimleri: tailed

tail Türkçede: kuyruk, yazı, gizlice takip etmek, kıçını döndürmek, sınırlı, kısıtlı

isim

HAYVAN KUYRUĞUA1

kuyruk

Hayvanın vücudunun arkasından uzanan bölüm.

Basit İngilizce açıklama: The part that sticks out from the back of an animal's body.

  • The dog has a short tail.
  • Our cat lifted her tail.
  • Some lizards can grow new tails.

Sık kullanılan kalıplar: wag its tail, a long tail, cat's tail

UÇAK KUYRUĞUB2

kuyruk

Uçağın yönünü kontrol etmeye ve dengede kalmasına yardımcı olan arka bölümü.

Basit İngilizce açıklama: The back part of an aircraft, which helps control its direction and keep it steady.

  • The plane's tail is blue.
  • Engineers checked the damaged tail.
  • Ice had formed on the aircraft's tail.

Eş anlamlılar: empennage

Sık kullanılan kalıplar: aircraft tail, tail fin, plane's tail

PARANIN YAZISIA2

yazı

Madeni paranın baş resmi bulunan yüzünün karşı tarafı; İngilizcede genellikle tails denir.

Basit İngilizce açıklama: The side of a coin opposite the side with a person's head, usually called tails.

  • The coin's tail shows a bird.
  • Heads or tails: which do you choose?
  • The coin landed tails up.

Eş anlamlılar: reverse

Zıt anlamlılar: head

Sık kullanılan kalıplar: tail side, coin's tail

fiil

GİZLİ TAKİPB2

gizlice takip etmek

Nereye gittiğini veya ne yaptığını öğrenmek için birini gizlice izlemek.

Basit İngilizce açıklama: To follow someone secretly to find out where they go or what they do.

  • The detective tailed the suspect.
  • Someone has been tailing our car.
  • Can you tail him without being seen?

Eş anlamlılar: follow, shadow

Sık kullanılan kalıplar: tail someone, tail a car, tail the suspect

DEMİRDE DÖNÜŞC2

kıçını döndürmek

Demirle sabitlenmiş bir teknenin kıçını belirli bir yöne çevirmesi.

Basit İngilizce açıklama: To turn a boat’s back end in a particular direction while the boat is held by an anchor.

  • The anchored boat began to tail downstream.
  • Both vessels tailed upstream as the tide changed.
  • The yacht tails into the wind at anchor.

Eş anlamlılar: swing

Sık kullanılan kalıplar: tail downstream, tail upstream, tail into wind

sıfat

SINIRLI MİRASC2

sınırlı, kısıtlı

Sınırlanmış; özellikle malın yalnızca ailenin belirli üyelerine miras kalabildiği durumları anlatır.

Basit İngilizce açıklama: Limited or reduced, especially when property can pass only to certain members of a family.

  • He inherited an estate tail.
  • The land was held in fee tail.
  • A grant in tail male excluded daughters from inheriting.

Eş anlamlılar: limited, restricted

Zıt anlamlılar: unrestricted

Sık kullanılan kalıplar: estate tail, fee tail, tail male

tail hakkında sık sorulanlar

tail ne demek?

“tail” Türkçede “kuyruk” demektir. Hayvanın vücudunun arkasından uzanan bölüm.

tail Türkçesi nedir?

tail kelimesinin Türkçe çevirileri: kuyruk, yazı, gizlice takip etmek, kıçını döndürmek, sınırlı, kısıtlı.

tail nasıl okunur?

/teɪl/ diye okunur.

tail cümle içinde nasıl kullanılır?

The dog has a short tail. Our cat lifted her tail.

tail kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

tail ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler