LookItUp

trump

İngilizce “trump” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /trʌmp/

trump Türkçede: koz, ağır basmak, üstün gelmek, osurmak

isim

İSKAMBİL KOZUB2

koz

İskambil oyununda diğer türleri yenen kart türü veya bu türden bir kart.

Basit İngilizce açıklama: A card from the suit chosen to beat other suits in a card game, or that suit itself.

  • He played a trump.
  • Hearts are trumps for this round.
  • She won the trick with her last trump.

Sık kullanılan kalıplar: trump card, play a trump, declare trump

ÖZEL AVANTAJC1

koz

Sana üstünlük sağlayan, çoğu zaman gerçekten ihtiyaç duyana kadar sakladığın şey.

Basit İngilizce açıklama: Something useful that gives you an advantage, often saved until you really need it.

  • Experience is her trump card.
  • He saved his strongest trump for the final debate.
  • Their local knowledge proved a useful trump.

Eş anlamlılar: advantage, asset, ace

Sık kullanılan kalıplar: trump card, final trump, play a trump

fiil

AĞIR BASMAC1

ağır basmak, üstün gelmek

Başka bir şeyden daha önemli veya güçlü olmak.

Basit İngilizce açıklama: To be more important or powerful than something else.

  • Safety should trump speed.
  • Her experience trumped his formal qualifications.
  • Does convenience always trump quality?

Eş anlamlılar: outweigh, override, surpass

Sık kullanılan kalıplar: trump something, trump other concerns, trump everything else, trump other issues

GAZ ÇIKARMAC2

osurmak

Bağırsak gazını makattan dışarı çıkarmak.

Basit İngilizce açıklama: To release gas from your bottom.

  • He trumped loudly.
  • The child laughed after trumping.
  • Someone trumped during the quiet part of the film.

Eş anlamlılar: fart, pass wind

Sık kullanılan kalıplar: trump loudly, trump in bed

trump kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

trump ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler