weak
İngilizce “weak” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /wiːk/
weak Türkçede: zayıf, güçsüz, açık, seyreltik, dayanıksız, iradesiz
sıfat
zayıf, güçsüz
Gücü, kuvveti veya bir şeyi yapabilme yeteneği az olan.
Basit İngilizce açıklama: Having little strength, power, or ability.
- I feel weak today.
- Her voice was weak after the illness.
- The signal is too weak to make a call.
açık, seyreltik
Genellikle fazla su eklendiği için tadı veya etkisi hafif olan.
Basit İngilizce açıklama: Having little taste or effect, often because too much water has been added.
- This tea is weak.
- He made some weak coffee for breakfast.
- Use a weak soap solution to clean the leaves.
dayanıksız, zayıf
Ağırlık veya baskı altında kolayca kırılabilecek ya da işlevini yitirebilecek.
Basit İngilizce açıklama: Likely to break or fail under weight or pressure.
- The rope is weak.
- A weak beam caused the roof to fall.
- They replaced the weak boards before anyone used the bridge.
iradesiz, zayıf
Kendi isteklerine veya başkalarının taleplerine karşı koymakta zorlanan.
Basit İngilizce açıklama: Unable to resist what you want or what other people ask you to do.
- He has a weak will.
- My resolve was weak when she offered me cake.
- The manager was too weak to resist their pressure.
kötü, sıkıcı
Kötü, sıkıcı veya etkileyici bulunmayan.
Basit İngilizce açıklama: Bad, boring, or not impressive.
- That joke was weak.
- The party was pretty weak, so we left.
- That's a weak excuse for missing my birthday.
weak kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpweak ile kurulan ifadeler
- weak nuclear interaction: zayıf nükleer etkileşim
- weak tea
- weak point
- weak as water
- weak sister
- weak nuclear
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語