LookItUp

wrinkle

İngilizce “wrinkle” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈrɪŋkəl/

Diğer biçimleri: wrinkles, wrinkled

wrinkle Türkçede: kırışıklık, kıvrım, pürüz, aksaklık, kırıştırmak, buruşturmak

isim

CİLT ÇİZGİSİB1

kırışıklık

Ciltte oluşan, çoğunlukla yaş ilerledikçe belirginleşen küçük çizgi.

Basit İngilizce açıklama: A small line in the skin, often appearing as people get older.

  • She has a wrinkle on her forehead.
  • His smile revealed wrinkles around his eyes.
  • Does this cream really reduce wrinkles?

Eş anlamlılar: line, crease

Sık kullanılan kalıplar: a deep wrinkle, wrinkle cream, forehead wrinkle

YÜZEY KIRIŞIKLIĞIB1

kırışıklık, kıvrım

Düz olması gereken bir yüzeyde oluşan küçük kat veya kabarık çizgi.

Basit İngilizce açıklama: A small fold or raised line on a surface that should be smooth.

  • There is a wrinkle in my shirt.
  • Iron the dress to remove the wrinkles.
  • A tiny wrinkle spoiled the smooth paper surface.

Eş anlamlılar: crease, fold

Sık kullanılan kalıplar: a wrinkle in something, remove a wrinkle, wrinkle in fabric

KÜÇÜK AKSAKLIKC1

pürüz, aksaklık

Bir plan, ürün veya sistemde düzeltilmesi gereken küçük sorun.

Basit İngilizce açıklama: A small problem in a plan, product, or system that needs fixing.

  • There is one wrinkle in the plan.
  • We fixed the last few wrinkles before launch.
  • A technical wrinkle delayed the new service.

Eş anlamlılar: problem, snag, flaw, bug

Sık kullanılan kalıplar: a small wrinkle, wrinkle in something, iron out wrinkles

fiil

KIRIŞTIRMAB2

kırıştırmak, buruşturmak

Kumaş veya cilt gibi düz bir şeyde küçük katlar ya da çizgiler oluşturmak.

Basit İngilizce açıklama: To make small folds or lines in something smooth, such as cloth or skin.

  • Do not wrinkle your shirt.
  • She wrinkled her nose at the smell.
  • He wrinkled his forehead as he read.

Eş anlamlılar: crease, crumple

Zıt anlamlılar: smooth

Sık kullanılan kalıplar: wrinkle your nose, wrinkle your brow, wrinkle a shirt

KIRIŞMAB2

kırışmak, buruşmak

Yüzeyi düzgünlüğünü kaybedip küçük katlar veya çizgiler oluşmak.

Basit İngilizce açıklama: To become uneven or develop small folds or lines.

  • This fabric wrinkles easily.
  • My fingers wrinkled after a long bath.
  • The wet paper began to wrinkle.

Eş anlamlılar: crease, pucker

Sık kullanılan kalıplar: wrinkle easily, begin to wrinkle, wrinkle in water

CİLDİN KIRIŞMASIB2

kırışmak

Yaş ilerledikçe ciltte kalıcı çizgiler oluşmak.

Basit İngilizce açıklama: For skin to develop lasting lines as a person gets older.

  • Skin can wrinkle with age.
  • His face has wrinkled over the years.
  • Too much sun may cause skin to wrinkle earlier.

Sık kullanılan kalıplar: skin can wrinkle, wrinkle with age, begin to wrinkle

wrinkle hakkında sık sorulanlar

wrinkle ne demek?

“wrinkle” Türkçede “kırışıklık” demektir. Ciltte oluşan, çoğunlukla yaş ilerledikçe belirginleşen küçük çizgi.

wrinkle Türkçesi nedir?

wrinkle kelimesinin Türkçe çevirileri: kırışıklık, kıvrım, pürüz, aksaklık, kırıştırmak, buruşturmak.

wrinkle nasıl okunur?

/ˈrɪŋkəl/ diye okunur.

wrinkle cümle içinde nasıl kullanılır?

She has a wrinkle on her forehead. His smile revealed wrinkles around his eyes.

wrinkle kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler