LookItUp

alarm

İngilizce “alarm” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /əˈlɑːrm/ · İngiltere /əˈlɑːm/

Diğer biçimleri: alarms, alarming, alarmed

alarm Türkçede: alarm, çalar saat, alarm cihazı, endişe, korku, uyarı sinyali

isim

UYANDIRMA SİNYALİA2

alarm, çalar saat

Dikkatini çeken, çoğunlukla belirlenen saatte uyandırmak için kullanılan cihaz veya sinyal.

Basit İngilizce açıklama: A device or signal that gets your attention, often to wake you at a set time.

  • I set an alarm for seven.
  • My alarm woke me up early.
  • Did you hear your alarm this morning?

Eş anlamlılar: alert

Sık kullanılan kalıplar: set an alarm, alarm clock, morning alarm

TEHLİKE UYARI CİHAZIB1

alarm, alarm cihazı

Tehlike olduğunda ses çıkaran veya başka bir biçimde uyarı veren cihaz.

Basit İngilizce açıklama: A device that makes a sound or gives another warning when there is danger.

  • Every room has a smoke alarm.
  • We installed an alarm after the burglary.
  • Does this alarm detect both smoke and heat?

Eş anlamlılar: warning device

Sık kullanılan kalıplar: fire alarm, smoke alarm, burglar alarm

ANİ KORKUB2

endişe, korku

Bir şey tehlikeli veya ters göründüğünde aniden hissedilen korku ya da endişe.

Basit İngilizce açıklama: A sudden feeling of fear or worry because something seems dangerous or wrong.

  • She looked at him in alarm.
  • The news caused alarm among parents.
  • We watched with growing alarm as the water rose.

Eş anlamlılar: fear, anxiety, concern

Zıt anlamlılar: calm

Sık kullanılan kalıplar: with alarm, cause alarm, growing alarm

UYARI SESİB1

alarm, uyarı sinyali

Bir cihazın insanları uyarmak veya dikkatlerini çekmek için çalması ya da sinyal vermesi.

Basit İngilizce açıklama: An occasion when a device rings or beeps to warn people or get their attention.

  • An alarm sounded in the hallway.
  • The alarm sent everyone outside.
  • Three alarms interrupted our lesson today.

Eş anlamlılar: alert, warning signal

Sık kullanılan kalıplar: false alarm, sound the alarm, hear an alarm

fiil

ENDİŞELENDİRMEB2

endişelendirmek, korkutmak

Birinin aniden endişe veya korku duymasına neden olmak.

Basit İngilizce açıklama: To make someone suddenly feel worried or afraid.

  • The loud noise alarmed me.
  • His sudden weight loss alarmed his family.
  • I do not want to alarm you, but the door is open.

Nasıl kullanılır: be alarmed by/at something (We were alarmed by the sudden change in her voice.)

Eş anlamlılar: worry, frighten, scare

Zıt anlamlılar: reassure

Sık kullanılan kalıplar: alarm someone, alarm the public, alarm your family, alarm the children

TEHLİKEYE KARŞI UYARMAC1

uyarmak, alarma geçirmek

Birine tehlikeyi veya harekete geçmesi gerektiğini bildirmek.

Basit İngilizce açıklama: To make someone aware of danger or the need to act.

  • The signal alarmed the guards.
  • These warning signs should alarm us into action.
  • A sharp cry alarmed the villagers to the approaching danger.

Nasıl kullanılır: alarm someone into doing something (The smoke alarmed him into checking the kitchen.)

Eş anlamlılar: alert, warn

Sık kullanılan kalıplar: alarm the guards, alarm someone into action, alarm the authorities

alarm hakkında sık sorulanlar

alarm ne demek?

“alarm” Türkçede “alarm” demektir. Dikkatini çeken, çoğunlukla belirlenen saatte uyandırmak için kullanılan cihaz veya sinyal.

alarm Türkçesi nedir?

alarm kelimesinin Türkçe çevirileri: alarm, çalar saat, alarm cihazı, endişe, korku, uyarı sinyali.

alarm nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /əˈlɑːrm/, İngiliz İngilizcesinde /əˈlɑːm/ diye okunur.

alarm cümle içinde nasıl kullanılır?

I set an alarm for seven. My alarm woke me up early.

alarm kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

alarm ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler