black
İngilizce “black” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /blæk/
black Türkçede: siyah, kara, siyahi, karanlık, zifiri, sade
sıfat
siyah, kara
Kömür veya yıldızsız gece göğü gibi en koyu renkte olan.
Basit İngilizce açıklama: Having the darkest color, like coal or the sky on a night without stars.
- He wore black shoes.
- She painted the door black.
- Is that your black cat?
siyah, siyahi
Ailesinin kökeni Afrika’ya dayanan, çoğunlukla koyu tenli bir insan topluluğuna ait olan.
Basit İngilizce açıklama: Belonging to a group of people with African family origins, often with dark skin.
- She is the first Black woman to lead the team.
- Many Black students joined the discussion.
- He spoke about his experiences as a Black man.
karanlık, zifiri
Hiç ışık olmadığı için tamamen karanlık olan.
Basit İngilizce açıklama: Completely dark because there is no light.
- The room was completely black.
- We walked through a black tunnel.
- The sky grew black as the last light faded.
siyahi, siyah
Aile kökeni Afrika’ya dayanan insanların yaşamı, tarihi veya kültürüyle ilgili olan.
Basit İngilizce açıklama: Relating to the lives, history, or culture of people with African family origins.
- We are studying Black history.
- The museum celebrates Black culture.
- She teaches a course on Black literature.
sade, sütsüz
İçine süt veya krema eklenmeden sunulan kahve ya da çay.
Basit İngilizce açıklama: Coffee or tea served without milk or cream.
- I drink my coffee black.
- She ordered two black coffees.
- Would you like your tea black?
kara, kötü
Çok kötü, kötülük dolu veya korkunç olaylarla bağlantılı olan.
Basit İngilizce açıklama: Very bad, evil, or connected with terrible events.
- It was a black day for the village.
- The story tells of his black deeds.
- She feared the power of black magic.
isim
siyah, kara
Kömür veya mürekkep gibi en koyu renk.
Basit İngilizce açıklama: The darkest color, like coal or ink.
- Black is my favorite color.
- She always wears black.
- Mix a little black into the blue paint.
kâr
Kazanılan paranın harcanan paradan fazla olduğu mali durum.
Basit İngilizce açıklama: A financial position in which you earn more money than you spend.
- The business is finally in the black.
- Higher sales brought our accounts back into the black.
- Will the company stay in the black this year?
black kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpblack ile kurulan ifadeler
- black caraway: çörek otu, çörek otu tohumu
- black hole: kara delik
- black market: karaborsa
- black tea: siyah çay
- black box
- black pepper
- black swan: kara kuğu
- black ice
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語