LookItUp

blanket

İngilizce “blanket” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈblæŋkɪt/

blanket Türkçede: battaniye, örtü, tabaka, kauçuk blanket, ofset kauçuğu, genel

isim

SICAK TUTAN ÖRTÜA2

battaniye

Isınmak için üzerine örttüğün büyük ve kalın kumaş.

Basit İngilizce açıklama: A large piece of thick cloth that you cover yourself with to stay warm.

  • I need another blanket.
  • She covered the sleeping child with a blanket.
  • We brought blankets for the cold evening.

Sık kullanılan kalıplar: warm blanket, wool blanket, under a blanket, woollen blanket

KAPLAMA TABAKASIB2

örtü, tabaka

Geniş bir alanın üzerini kaplayan kalın madde tabakası.

Basit İngilizce açıklama: A thick layer of something that covers a wide area.

  • A blanket of snow covered the road.
  • The hills disappeared under a blanket of fog.
  • A thick blanket of smoke hung over the town.

Nasıl kullanılır: a blanket of something (The fields lay beneath a blanket of frost.)

Eş anlamlılar: layer, covering

Sık kullanılan kalıplar: blanket of snow, blanket of fog, blanket of smoke

BASKI KAUÇUĞUC2

kauçuk blanket, ofset kauçuğu

Baskı kalıbındaki mürekkebi kâğıda aktaran kalın kauçuk levha.

Basit İngilizce açıklama: A thick rubber sheet that carries ink from a printing plate onto paper.

  • The printer cleaned the blanket.
  • Ink passes from the plate to the blanket.
  • Worn blankets can leave marks on the paper.

Sık kullanılan kalıplar: printing blanket, rubber blanket, blanket cylinder

sıfat

İSTİSNASIZ KAPSAMC1

genel, kapsamlı

Hiçbir istisna olmadan herkese veya her duruma uygulanan.

Basit İngilizce açıklama: Applying to every person or situation, without making any exceptions.

  • The town introduced a blanket ban on fireworks.
  • They gave blanket approval to all the requests.
  • A blanket rule may be unfair to some workers.

Eş anlamlılar: general, overall, universal

Zıt anlamlılar: selective

Sık kullanılan kalıplar: blanket ban, blanket approval, blanket policy

fiil

TAMAMEN ÖRTMEC1

örtmek, kaplamak

Bir alanın veya nesnenin tamamını bir şeyle kaplamak.

Basit İngilizce açıklama: To cover an area or thing completely with something.

  • Snow blanketed the garden.
  • Thick fog had blanketed the valley overnight.
  • The fields were blanketed with ash.

Nasıl kullanılır: blanket something with something (The storm blanketed the roads with snow.); be blanketed in something (The village was blanketed in thick fog.)

Eş anlamlılar: cover

Zıt anlamlılar: uncover

Sık kullanılan kalıplar: blanket something, blanket the city

HER YERİ TARAMAC2

taramak, baştan sona dolaşmak

Bir bölgenin her yerini dolaşmak, araştırmak veya her yerinde çalışmak.

Basit İngilizce açıklama: To visit, search, or work across every part of an area.

  • Sales teams blanketed the neighborhood.
  • Volunteers blanketed the district with door-to-door visits.
  • Police blanketed the area in their search for the child.

Eş anlamlılar: cover, comb

Sık kullanılan kalıplar: blanket an area, blanket the neighborhood

blanket hakkında sık sorulanlar

blanket ne demek?

“blanket” Türkçede “battaniye” demektir. Isınmak için üzerine örttüğün büyük ve kalın kumaş.

blanket Türkçesi nedir?

blanket kelimesinin Türkçe çevirileri: battaniye, örtü, tabaka, kauçuk blanket, ofset kauçuğu, genel.

blanket nasıl okunur?

/ˈblæŋkɪt/ diye okunur.

blanket cümle içinde nasıl kullanılır?

I need another blanket. She covered the sleeping child with a blanket.

blanket kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler