LookItUp

bucket

İngilizce “bucket” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈbʌkɪt/

Diğer biçimleri: buckets

bucket Türkçede: kova, bir kova, çok miktar, bardaktan boşanırcasına yağmak, kovayla taşımak, kovayla boşaltmak

isim

TAŞIMA KABIA2

kova

Genellikle su, kum veya başka maddeleri taşımak için kullanılan saplı kap.

Basit İngilizce açıklama: A container with a handle, usually used to carry water, sand, or other materials.

  • Bring me a bucket, please.
  • She carried water from the well in a bucket.
  • The children left their buckets on the beach.

Eş anlamlılar: pail

Sık kullanılan kalıplar: plastic bucket, bucket and spade, empty bucket

KOVA DOLUSUB1

bir kova

Bir kovayı dolduracak miktarda madde.

Basit İngilizce açıklama: The amount of something that fits inside one such container.

  • We need a bucket of water.
  • He poured two buckets of sand into the hole.
  • The cow produced almost a bucket of milk.

Nasıl kullanılır: a bucket of something (She poured a bucket of cold water over the steps.)

Eş anlamlılar: bucketful

Sık kullanılan kalıplar: bucket of water, bucket of sand, full bucket

BOL SIVIB2

çok miktar

Çok büyük miktarda sıvı.

Basit İngilizce açıklama: A very large amount of liquid.

  • It rained buckets all afternoon.
  • He was sweating buckets in the heat.
  • She cried buckets when her dog died.

Sık kullanılan kalıplar: rain buckets, sweat buckets, cry buckets

fiil

ŞİDDETLİ YAĞMURB2

bardaktan boşanırcasına yağmak

Yağmurun çok şiddetli yağması.

Basit İngilizce açıklama: To rain very heavily.

  • It’s starting to bucket down.
  • It bucketed down throughout our walk.
  • Is it still bucketing down outside?

Nasıl kullanılır: it buckets down (It was bucketing down when we left.)

Eş anlamlılar: pour

Sık kullanılan kalıplar: bucket down, bucket with rain

KOVAYLA TAŞIMAC2

kovayla taşımak, kovayla boşaltmak

Su veya başka bir maddeyi kovayla almak ya da taşımak.

Basit İngilizce açıklama: To lift or move water or another substance using a container with a handle.

  • They bucketed water from the well.
  • We bucketed the floodwater out of the cellar.
  • He spent the morning bucketing sand into the truck.

Nasıl kullanılır: bucket something out of something (We bucketed water out of the boat.)

Sık kullanılan kalıplar: bucket water, bucket something out

bucket hakkında sık sorulanlar

bucket ne demek?

“bucket” Türkçede “kova” demektir. Genellikle su, kum veya başka maddeleri taşımak için kullanılan saplı kap.

bucket Türkçesi nedir?

bucket kelimesinin Türkçe çevirileri: kova, bir kova, çok miktar, bardaktan boşanırcasına yağmak, kovayla taşımak, kovayla boşaltmak.

bucket nasıl okunur?

/ˈbʌkɪt/ diye okunur.

bucket cümle içinde nasıl kullanılır?

Bring me a bucket, please. She carried water from the well in a bucket.

bucket kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

bucket ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler