boom
İngilizce “boom” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /buːm/
Diğer biçimleri: booms, booming
boom Türkçede: hızla büyümek, gelişmek, gümbürdemek, gürlemek, gürleyerek ilerlemek, gümbürtü
fiil
hızla büyümek, gelişmek
Hızla büyümek veya çok başarılı hale gelmek.
Basit İngilizce açıklama: To grow quickly or become very successful.
- Business is booming this year.
- The town's population boomed after the factory opened.
- Tourism continues to boom despite higher prices.
gümbürdemek, gürlemek
Uzağa kadar duyulan, yüksek ve kalın bir ses çıkarmak.
Basit İngilizce açıklama: To make a loud, deep sound that carries a long way.
- Thunder boomed above us.
- His voice boomed across the hall.
- The drums are booming in the distance.
gürleyerek ilerlemek
Çok yüksek ve kalın bir ses çıkararak büyük bir güçle ileri hareket etmek.
Basit İngilizce açıklama: To move forwards with great force while making a very loud, deep noise.
- The train boomed past us.
- Waves boomed into the narrow cave.
- Floodwater boomed through the broken gate.
isim
gümbürtü, patlama sesi
Özellikle patlamada duyulan, yüksek ve kalın ses.
Basit İngilizce açıklama: A loud, deep sound, especially one made by an explosion.
- We heard a loud boom.
- A boom of thunder shook the windows.
- Several booms echoed across the valley.
patlama, hızlı büyüme
İşlerin, faaliyetlerin veya sayıların çok hızlı arttığı dönem.
Basit İngilizce açıklama: A period when business, activity, or numbers grow very quickly.
- The housing boom created many jobs.
- There has been a boom in online shopping.
- Several small companies grew during the economic boom.
bumba, bom
Özellikle tekne yelkeninin alt kısmını tutan, hareket ettirilebilen uzun direk.
Basit İngilizce açıklama: A long movable pole, especially one holding the bottom of a boat's sail.
- The boom moved above the deck.
- Duck when the boat's boom swings across.
- The microphone hangs from a long boom.
ünlem
güm, bum
Patlamanın yüksek ve kalın sesini taklit eden ünlem.
Basit İngilizce açıklama: A word that represents the loud, deep sound of an explosion.
- Boom! The bomb exploded.
- The fireworks went boom above our heads.
- We heard a loud boom! Then the windows shook.
hop, işte
Bir olayın aniden gerçekleştiğini veya sonucun hemen ortaya çıktığını vurgulayan ünlem.
Basit İngilizce açıklama: Used to show that something happens suddenly or that a result appears quickly.
- Press this button and boom, you're finished!
- Then boom, the lights went out.
- One quick change and boom, the problem was solved.
boom hakkında sık sorulanlar
boom ne demek?
“boom” Türkçede “hızla büyümek” demektir. Hızla büyümek veya çok başarılı hale gelmek.
boom Türkçesi nedir?
boom kelimesinin Türkçe çevirileri: hızla büyümek, gelişmek, gümbürdemek, gürlemek, gürleyerek ilerlemek, gümbürtü.
boom nasıl okunur?
/buːm/ diye okunur.
boom cümle içinde nasıl kullanılır?
Business is booming this year. The town's population boomed after the factory opened.
boom kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpboom ile kurulan ifadeler
- boom barrier
- boom off
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語