LookItUp

bring in

İngilizce “bring in” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˌbrɪŋ ˈɪn/

bring in Türkçede: içeri getirmek, içeri almak, yürürlüğe koymak, getirmek, dahil etmek, katmak

fiil

İÇERİ GETİRMEA2

içeri getirmek, içeri almak

Bir kişiyi veya şeyi bir binanın ya da başka bir yerin içine getirmek.

Basit İngilizce açıklama: To carry or lead someone or something into a building or place.

  • Please bring in the bags.
  • She brought the washing in before the rain.
  • Can you bring the dog in from the garden?

Nasıl kullanılır: bring someone/something in (Please bring the chairs in before it rains.)

Eş anlamlılar: carry in, take inside

Sık kullanılan kalıplar: bring in the shopping, bring something in, bring someone in

YENİ KURALB2

yürürlüğe koymak, getirmek

Yeni bir yasayı, kuralı veya düzeni uygulamaya koymak.

Basit İngilizce açıklama: To start using a new law, rule, or way of organizing things.

  • They plan to bring in new rules.
  • The government brought in a tax on plastic bags.
  • When will the school bring in the new system?

Nasıl kullanılır: bring in something (The council will bring in new parking rules.)

Eş anlamlılar: introduce, implement

Zıt anlamlılar: abolish

Sık kullanılan kalıplar: bring in rules, bring in legislation, bring in changes

DAHİL ETMEB2

dahil etmek, katmak

Birini bir gruba veya etkinliğe katmak ya da bir şeye ortak etmek.

Basit İngilizce açıklama: To ask someone to join an activity or group, or let them share in something.

  • We should bring in an expert.
  • They brought me in on the deal.
  • Who brought her in to lead the team?

Nasıl kullanılır: bring someone in on something (We brought Maya in on the project.); bring in someone to do something (They brought in an expert to check the accounts.)

Eş anlamlılar: involve, include, recruit

Zıt anlamlılar: exclude

Sık kullanılan kalıplar: bring in someone, bring in experts, bring someone in

GELİRB2

kazandırmak, gelir getirmek

Bir kişiye, aileye veya işletmeye para kazandırmak.

Basit İngilizce açıklama: To earn money for a person, family, or business.

  • This job brings in good money.
  • Her sales brought in extra income last month.
  • How much does the business bring in each year?

Nasıl kullanılır: bring in something (The shop brings in enough money to support us.)

Eş anlamlılar: earn, generate

Sık kullanılan kalıplar: bring in money, bring in income, bring in revenue

JÜRİ KARARIC1

karar vermek, hüküm vermek

Bir davada jürinin verdiği kararı açıklaması.

Basit İngilizce açıklama: When a jury does this, it announces its decision about a court case.

  • The jury brought in a guilty verdict.
  • Jurors took two days to bring in their verdict.
  • Did the jury bring in a unanimous verdict?

Nasıl kullanılır: bring in a verdict of something (The jury brought in a verdict of guilty.)

Eş anlamlılar: return, deliver

Sık kullanılan kalıplar: bring in verdicts, bring in acquittals

bring in hakkında sık sorulanlar

bring in ne demek?

“bring in” Türkçede “içeri getirmek” demektir. Bir kişiyi veya şeyi bir binanın ya da başka bir yerin içine getirmek.

bring in Türkçesi nedir?

bring in kelimesinin Türkçe çevirileri: içeri getirmek, içeri almak, yürürlüğe koymak, getirmek, dahil etmek, katmak.

bring in nasıl okunur?

/ˌbrɪŋ ˈɪn/ diye okunur.

bring in cümle içinde nasıl kullanılır?

Please bring in the bags. She brought the washing in before the rain.

bring in kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler