LookItUp

carousel

İngilizce “carousel” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˌkærəˈsɛl/ · İngiltere /ˌkærəˈsel/

carousel Türkçede: bagaj bandı, döner stand, atlıkarınca, döner tabla, atlı karusel, dönmek

isim

DÖNER DÜZENEKB2

bagaj bandı, döner stand

İnsanların alması veya bakması için eşyaları dairesel bir hat üzerinde döndüren düzenek.

Basit İngilizce açıklama: A device that moves things around in a circle for people to collect or look at.

  • Our bags are on the carousel.
  • We waited beside the baggage carousel.
  • The postcards stood on a small display carousel.

Eş anlamlılar: rotating rack

Sık kullanılan kalıplar: baggage carousel, display carousel, luggage carousel

ATLIKARINCAB2

atlıkarınca

Genellikle at biçimli oturakları olan, daire şeklinde dönen eğlence aracı.

Basit İngilizce açıklama: A ride that turns in a circle, with seats often shaped like horses.

  • The children rode the carousel.
  • Music played as the carousel turned.
  • She chose a white horse on the carousel.

Eş anlamlılar: merry-go-round, roundabout

Sık kullanılan kalıplar: ride a carousel, carousel horse, fairground carousel

MİKRODALGA TABLASIC2

döner tabla

Mikrodalga fırının içinde dönen cam tabak.

Basit İngilizce açıklama: The glass plate that turns inside a microwave oven.

  • The microwave carousel has stopped turning.
  • Remove the carousel before cleaning the oven.
  • This dish is too large for the carousel.

Eş anlamlılar: turntable

Sık kullanılan kalıplar: microwave carousel, glass carousel, remove the carousel

TOPLU BİNİCİLİKC2

atlı karusel

Binici gruplarının at üzerinde birlikte hareket ederek önceden belirlenmiş şekiller oluşturduğu etkinlik.

Basit İngilizce açıklama: A horse-riding activity in which groups of riders move together in planned shapes.

  • The riders performed a carousel.
  • Eight horses took part in the carousel.
  • Their carousel included circles and crossing lines.

Eş anlamlılar: quadrille

Sık kullanılan kalıplar: perform a carousel, equestrian carousel, carousel display

fiil

DAİRESEL HAREKETC2

dönmek, yer değiştirmek

Dönmek veya dairesel bir düzen içinde bir konumdan diğerine geçmek.

Basit İngilizce açıklama: To turn around or move from one position to another in a circle.

  • The chairs carousel around the room.
  • Bright shapes carouseled across the screen.
  • The dancers carouseled slowly around one another.

Eş anlamlılar: rotate, revolve

Sık kullanılan kalıplar: carousel around, carousel slowly

carousel hakkında sık sorulanlar

carousel ne demek?

“carousel” Türkçede “bagaj bandı” demektir. İnsanların alması veya bakması için eşyaları dairesel bir hat üzerinde döndüren düzenek.

carousel Türkçesi nedir?

carousel kelimesinin Türkçe çevirileri: bagaj bandı, döner stand, atlıkarınca, döner tabla, atlı karusel, dönmek.

carousel nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˌkærəˈsɛl/, İngiliz İngilizcesinde /ˌkærəˈsel/ diye okunur.

carousel cümle içinde nasıl kullanılır?

Our bags are on the carousel. We waited beside the baggage carousel.

carousel kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler