LookItUp

clinch

İngilizce “clinch” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /klɪntʃ/

Diğer biçimleri: clinched

clinch Türkçede: garantilemek, kesinleştirmek, sonuca bağlamak, rakibe sarılmak, sıkmak, sarılma

fiil

BAŞARIYI GARANTİLEMEC1

garantilemek, kesinleştirmek

Zaferi ya da başarıyı kesin hale getirecek gerekli şeyi yapmak.

Basit İngilizce açıklama: To do what is needed to make a victory or success certain.

  • That goal clinched the victory.
  • They need one more win to clinch the title.
  • Can this offer clinch the deal?

Eş anlamlılar: secure, seal

Zıt anlamlılar: lose

Sık kullanılan kalıplar: clinch a victory, clinch the title, clinch a deal

SONUCA BAĞLAMAC1

kesinleştirmek, sonuca bağlamak

Bir meseleyi kesin olarak çözmek ya da bir kararı belirleyen son gerekçeyi sağlamak.

Basit İngilizce açıklama: To settle a matter or provide the final reason for a decision.

  • The low price clinched it.
  • That final piece of evidence clinched the argument.
  • Her promise of free delivery clinched my decision.

Eş anlamlılar: settle, finalize

Sık kullanılan kalıplar: clinch it, clinch the argument, clinch the decision

RAKİBE SARILMAC2

rakibe sarılmak

Boksta rakibe kollarla sarılıp kısa bir süre yumruk atmasını engellemek.

Basit İngilizce açıklama: To hold another boxer with your arms to stop them hitting you for a short time.

  • The tired boxer began to clinch.
  • She clinched with her opponent near the ropes.
  • The referee stopped them from clinching again.

Nasıl kullanılır: clinch with someone (He clinched with his opponent to avoid another punch.)

Sık kullanılan kalıplar: clinch with someone, clinch an opponent

SIKI SIKMAC2

sıkmak

Eli sıkıca kapatmak, dişleri ya da başka bir vücut bölümünü kuvvetle sıkmak.

Basit İngilizce açıklama: To close your hand, teeth, or another part of your body tightly.

  • He clinched his fists.
  • She clinched her teeth against the pain.
  • The angry man stood with both hands clinched.

Eş anlamlılar: clench

Sık kullanılan kalıplar: clinch your fist, clinch your teeth

isim

YAKIN BOĞUŞMAC2

sarılma, boğuşma

Özellikle boksta, iki kişinin birbirine sıkıca sarılarak mücadele etmesi.

Basit İngilizce açıklama: A struggle in which two people hold each other closely, especially during boxing.

  • The boxers were in a clinch.
  • The referee broke up the clinch.
  • They fell against the ropes during a clinch.

Sık kullanılan kalıplar: in a clinch, break a clinch, boxing clinch

İP DÜĞÜMÜC2

düğüm

Bir ipi sıkıca yerinde tutan düğüm ya da bağlama biçimi.

Basit İngilizce açıklama: A knot or fastening that holds a rope firmly in place.

  • Tie a clinch in the rope.
  • The sailor checked the clinch before leaving.
  • A loose clinch allowed the line to slip.

Eş anlamlılar: knot, fastening

Sık kullanılan kalıplar: tie a clinch, secure clinch, clinch knot

SIKI TUTUŞC2

sıkı tutuş, kavrama

Bir şeyi sıkıca tutma ya da onu sağlam biçimde yerinde tutan şey.

Basit İngilizce açıklama: A firm hold on something, or something that keeps it firmly in place.

  • He had a firm clinch on the weapon.
  • Her clinch on his arm kept him from falling.
  • He loosened his clinch and let the handle go.

Nasıl kullanılır: a clinch on something (He kept a firm clinch on the handle.)

Eş anlamlılar: grip, hold

Sık kullanılan kalıplar: firm clinch, clinch on something

clinch hakkında sık sorulanlar

clinch ne demek?

“clinch” Türkçede “garantilemek” demektir. Zaferi ya da başarıyı kesin hale getirecek gerekli şeyi yapmak.

clinch Türkçesi nedir?

clinch kelimesinin Türkçe çevirileri: garantilemek, kesinleştirmek, sonuca bağlamak, rakibe sarılmak, sıkmak, sarılma.

clinch nasıl okunur?

/klɪntʃ/ diye okunur.

clinch cümle içinde nasıl kullanılır?

That goal clinched the victory. They need one more win to clinch the title.

clinch kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler