LookItUp

knot

İngilizce “knot” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /nɑt/ · İngiltere /nɒt/

Diğer biçimleri: knots

knot Türkçede: düğüm, knot, budak, düğümlemek, düğüm atmak, kaşlarını çatmak

isim

İP DÜĞÜMÜB1

düğüm

İp, halat veya benzeri bir şeyi bağlayarak oluşturulan sıkı bağlantı ya da halka.

Basit İngilizce açıklama: A tight joining or loop made by tying rope, string, or similar material.

  • Tie a knot in the rope.
  • She carefully untied the tight knot.
  • My shoelaces have several knots in them.

Sık kullanılan kalıplar: tie a knot, untie a knot, tight knot, knot in something

HIZ BİRİMİC1

knot

Gemi veya uçak hızını ölçmede kullanılan, saatte bir deniz miline eşit birim.

Basit İngilizce açıklama: A unit used to measure ship or aircraft speed, equal to one nautical mile per hour.

  • One knot is one nautical mile per hour.
  • The aircraft's indicated airspeed was ninety knots.
  • The pilot reduced speed by ten knots.

Sık kullanılan kalıplar: one knot, per knot, half a knot

AHŞAPTA BUDAKB2

budak

Bir zamanlar dalın çıktığı yerde, ahşabın içinde kalan sert ve yuvarlak iz.

Basit İngilizce açıklama: A hard, rounded mark in wood where a branch once grew.

  • There is a knot in this board.
  • The pine table has several dark knots.
  • He cut around the knot to avoid splitting the wood.

Sık kullanılan kalıplar: knot in wood, dark knot, wood knot

fiil

DÜĞÜM ATMAB2

düğümlemek, düğüm atmak

İp, halat veya benzeri bir şeyi sıkı bir bağlantı ya da halka oluşturacak şekilde bağlamak.

Basit İngilizce açıklama: To tie rope, string, or similar material into a tight joining or loop.

  • Knot the ends together.
  • She knotted a scarf around her neck.
  • He had knotted the rope so tightly that I could not undo it.

Nasıl kullanılır: knot A and B together (She knotted the two cords together.)

Eş anlamlılar: tie

Zıt anlamlılar: untie, unknot

Sık kullanılan kalıplar: knot the rope, knot something together, knot a scarf

ALNI KIRIŞTIRMAC1

kaşlarını çatmak, alnını kırıştırmak

Düşünürken, endişelenirken veya şaşırınca alında çizgiler oluşturmak.

Basit İngilizce açıklama: To make lines appear on your forehead because you are thinking, worried, or surprised.

  • She knotted her brow.
  • He knotted his forehead as he studied the map.
  • Her brow knotted in confusion when she heard the news.

Eş anlamlılar: furrow, wrinkle

Sık kullanılan kalıplar: knot one's brow, knot one's forehead

knot hakkında sık sorulanlar

knot ne demek?

“knot” Türkçede “düğüm” demektir. İp, halat veya benzeri bir şeyi bağlayarak oluşturulan sıkı bağlantı ya da halka.

knot Türkçesi nedir?

knot kelimesinin Türkçe çevirileri: düğüm, knot, budak, düğümlemek, düğüm atmak, kaşlarını çatmak.

knot nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /nɑt/, İngiliz İngilizcesinde /nɒt/ diye okunur.

knot cümle içinde nasıl kullanılır?

Tie a knot in the rope. She carefully untied the tight knot.

knot kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler