LookItUp

dance

İngilizce “dance” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /dæns/ · İngiltere /dɑːns/

dance Türkçede: dans, dans eğlencesi, balo, taktik mücadelesi, çekişme, dans etmek

isim

DANSA1

dans

Genellikle müzik eşliğinde yapılan bir dizi beden hareketi ve adım.

Basit İngilizce açıklama: A series of body movements and steps, usually performed to music.

  • We learned a simple dance.
  • She teaches modern dance.
  • The dancers performed three traditional dances.

Sık kullanılan kalıplar: traditional dance, folk dance, dance class, dance steps

DANS EĞLENCESİA2

dans eğlencesi, balo

İnsanların birlikte dans etmek için toplandığı etkinlik.

Basit İngilizce açıklama: An event where people gather to move to music together.

  • We went to a dance.
  • The school dance is on Friday.
  • Are you taking anyone to the dance?

Eş anlamlılar: ball

Sık kullanılan kalıplar: school dance, charity dance, annual dance, village dance

TAKTİK MÜCADELESİC1

taktik mücadelesi, çekişme

Rakiplerin birbirini zekice hamlelerle yenmeye çalıştığı karmaşık karşılıklı mücadele.

Basit İngilizce açıklama: A complicated exchange in which rivals try to outsmart each other.

  • Their political dance lasted for months.
  • We began the familiar dance of offers and refusals.
  • The two lawyers continued their careful dance over the terms.

Eş anlamlılar: contest of wits, maneuvering

Sık kullanılan kalıplar: political dance, familiar dance, diplomatic dance

fiil

DANS ETMEKA1

dans etmek

Vücudunu müziğin ritmine uygun biçimde hareket ettirmek.

Basit İngilizce açıklama: To move your body in time with music.

  • I love to dance.
  • We danced together all evening.
  • Can you dance to this music?

Nasıl kullanılır: dance with someone (Would you like to dance with me?); dance to something (They danced to their favorite song.)

Sık kullanılan kalıplar: dance with someone, dance to music, dance together

BELİRLİ DANSA2

dans etmek, oynamak

Belirli bir dansın adımlarını ve hareketlerini yapmak.

Basit İngilizce açıklama: To perform the movements of a particular kind of dance.

  • Can you dance the tango?
  • She danced a solo in the show.
  • We learned to dance a simple waltz.

Nasıl kullanılır: dance something (They danced a waltz at their wedding.)

Eş anlamlılar: perform

Sık kullanılan kalıplar: dance the tango, dance a waltz, dance a routine

HAFİF HAREKETB2

uçuşmak, kıpır kıpır olmak

Çoğunlukla küçük hareketleri tekrarlayarak hızlı ve hafifçe hareket etmek.

Basit İngilizce açıklama: To move quickly and lightly, often with small repeated movements.

  • Flames danced in the fireplace.
  • Leaves danced in the wind.
  • Her eyes danced with excitement.

Nasıl kullanılır: dance across something (Sunlight danced across the water.)

Eş anlamlılar: flicker, flutter

Sık kullanılan kalıplar: flames dance, shadows dance, dance across something

dance kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

dance ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler