double up
İngilizce “double up” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˌdʌbəl ˈʌp/
double up Türkçede: iki büklüm olmak, ikiye katlamak, ikinci bir işlev görmek, iki katına çıkarmak, iki büklüm etmek, eşleşmek
fiil
iki büklüm olmak, ikiye katlamak
Çoğunlukla acıdan veya gülmekten öne eğilmek ya da bir şeyi ikiye katlamak.
Basit İngilizce açıklama: To bend your body forward, often because of pain or laughter, or fold something in two.
- He doubled up in pain.
- We doubled up with laughter when the dog stole his sandwich.
- She doubled up the cloth to make it thicker.
ikinci bir işlev görmek
Asıl kullanımının yanında başka bir işe de yaramak.
Basit İngilizce açıklama: To serve another purpose as well as the main one.
- This sofa doubles up as a bed.
- Our spare room doubled up as an office.
- Can these boxes double up as seats?
iki katına çıkarmak, ikiye katlamak
Bir miktarı, sayıyı veya süreyi iki katına çıkarmak.
Basit İngilizce açıklama: To make an amount, number, or length of time twice as great.
- Double up the amount of rice.
- We doubled up on blankets because the nights were cold.
- Can we double up the order for next week?
iki büklüm etmek
Genellikle karnına vurarak birinin öne doğru bükülmesine yol açmak.
Basit İngilizce açıklama: To make someone bend forward, usually by hitting them in the stomach.
- The punch doubled him up.
- A kick to the stomach doubled the attacker up.
- That blow would double anyone up.
iki katına çıkarmak, eşleşmek
Normalin iki katı yardım veya donanım kullanmak ya da ikişerli gruplar halinde çalışmak.
Basit İngilizce açıklama: To use twice the usual help or equipment, or work together in pairs.
- We doubled up on staff today.
- The workers doubled up to carry the heavy boxes.
- Can you double up with Anna for this job?
aynı evi paylaşmak, birlikte yaşamak
Başka bir kişi veya aileyle aynı evde ya da odada yaşamak.
Basit İngilizce açıklama: To live with another person or household in the same home or room.
- Two families doubled up in one flat.
- We had to double up with friends after the flood.
- Would you double up with another guest to reduce the cost?
double up hakkında sık sorulanlar
double up ne demek?
“double up” Türkçede “iki büklüm olmak” demektir. Çoğunlukla acıdan veya gülmekten öne eğilmek ya da bir şeyi ikiye katlamak.
double up Türkçesi nedir?
double up kelimesinin Türkçe çevirileri: iki büklüm olmak, ikiye katlamak, ikinci bir işlev görmek, iki katına çıkarmak, iki büklüm etmek, eşleşmek.
double up nasıl okunur?
/ˌdʌbəl ˈʌp/ diye okunur.
double up cümle içinde nasıl kullanılır?
He doubled up in pain. We doubled up with laughter when the dog stole his sandwich.
double up kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語