freestyle
İngilizce “freestyle” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˈfriːˌstaɪl/ · İngiltere /ˈfriːstaɪl/
freestyle Türkçede: serbest stil, krol, serbest stil yarışı, doğaçlama, serbest teknik yarışı, doğaçlama yapmak
isim
serbest stil, krol
Yüzüstü, kolları sırayla öne atıp ayakları çırparak yüzme biçimi.
Basit İngilizce açıklama: A way of swimming face down, moving your arms forward one after the other and kicking your legs.
- I can swim freestyle.
- She practised her freestyle every morning.
- Is freestyle faster than breaststroke?
serbest stil yarışı
Yüzücülerin istedikleri yüzme tekniğini kullanabildiği yarış.
Basit İngilizce açıklama: A swimming race in which swimmers may use any way of moving through the water.
- She won the freestyle.
- He entered the men’s freestyle event.
- Our team came second in the freestyle relay.
doğaçlama, serbest stil
Fikirlerin veya hareketlerin önceden belirlenmeden, yapıldığı sırada üretildiği serbest gösteri ya da çalışma.
Basit İngilizce açıklama: Something done freely, with ideas or movements made up as you go along.
- His freestyle impressed the crowd.
- She performed a short freestyle to the music.
- We ended the session with a freestyle.
serbest teknik yarışı
Kayaklı koşuda yarışmacıların istedikleri ilerleme tekniğini kullanabildiği yarış.
Basit İngilizce açıklama: A cross-country skiing race in which skiers may use any way of moving on their skis.
- She entered the cross-country freestyle.
- He won the ten-kilometre freestyle race.
- Most skiers use a skating technique in the freestyle.
fiil
doğaçlama yapmak
Sözleri, müziği veya anlatım biçimini gösteri sırasında kendiliğinden oluşturmak.
Basit İngilizce açıklama: To perform freely, making up your own words, music, or style as you go along.
- Can you freestyle?
- She freestyled for the crowd.
- He likes to freestyle over simple beats.
doğaçlama dans etmek
Önceden belirlenmiş adımları izlemek yerine hareketleri o anda üreterek dans etmek.
Basit İngilizce açıklama: To dance freely, making up your movements instead of following planned steps.
- Let’s freestyle for a minute.
- She freestyled across the dance floor.
- We were freestyling instead of practising the routine.
doğaçlamak, doğaçlama yapmak
Önceden planlamadan veya sabit kurallara bağlı kalmadan bir şeyi serbestçe yapmak ya da oluşturmak.
Basit İngilizce açıklama: To create or do something freely without planning it first or following fixed rules.
- We decided to freestyle dinner.
- He freestyled his speech without any notes.
- She’s freestyling the design as she works.
freestyle hakkında sık sorulanlar
freestyle ne demek?
“freestyle” Türkçede “serbest stil” demektir. Yüzüstü, kolları sırayla öne atıp ayakları çırparak yüzme biçimi.
freestyle Türkçesi nedir?
freestyle kelimesinin Türkçe çevirileri: serbest stil, krol, serbest stil yarışı, doğaçlama, serbest teknik yarışı, doğaçlama yapmak.
freestyle nasıl okunur?
Amerikan İngilizcesinde /ˈfriːˌstaɪl/, İngiliz İngilizcesinde /ˈfriːstaɪl/ diye okunur.
freestyle cümle içinde nasıl kullanılır?
I can swim freestyle. She practised her freestyle every morning.
freestyle kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語