fringe
İngilizce “fringe” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /frɪndʒ/
Diğer biçimleri: fringes
fringe Türkçede: kâkül, kenar, çeper, püskül, uç kesim, radikal kesim
isim
kâkül
Alnın üzerine düşecek şekilde kesilmiş saç.
Basit İngilizce açıklama: Hair cut to hang over the forehead.
- Her fringe covers her eyebrows.
- I had my fringe trimmed yesterday.
- Would a short fringe suit me?
kenar, çeper
Bir kasabanın, şehrin veya başka bir alanın en dış bölümü.
Basit İngilizce açıklama: The outer edge of a town, city, or other area.
- They live on the fringe of town.
- New shops opened along the city fringe.
- We found deer on the fringes of the forest.
püskül
Kumaşın veya başka bir nesnenin kenarından sıra halinde sarkan süs ipleri.
Basit İngilizce açıklama: A row of hanging threads along the edge of cloth or another object.
- The scarf has a long fringe.
- She added a gold fringe to the curtain.
- The fringes on both rugs were badly worn.
kenar, çeper
Bir şeyin dışta kalan veya daha az önemli olan bölümü.
Basit İngilizce açıklama: The outer or less important part of something.
- He remained on the fringe of the debate.
- These ideas belong to the fringe of popular culture.
- She gradually moved from the fringe to the center of the movement.
uç kesim, radikal kesim
Bir grubun, görüşleri üyelerin çoğunluğundan büyük ölçüde farklı olan uçtaki üyeleri.
Basit İngilizce açıklama: Members of a group whose ideas differ greatly from those of most members.
- The party has a small radical fringe.
- Its extreme fringe rejected the new leader.
- A vocal fringe within the movement demanded immediate change.
saçak, girişim saçağı
Işık dalgalarının karşılaşması veya bir kenarın çevresinde bükülmesiyle oluşan aydınlık ya da karanlık şerit.
Basit İngilizce açıklama: A bright or dark band made when light waves meet or bend around an edge.
- A bright fringe appeared on the screen.
- The experiment produced several dark fringes.
- Changing the wavelength changed the distance between the fringes.
sıfat
marjinal, uç
Görüşleri veya faaliyetleri çoğu insan tarafından kabul görmeyen ya da desteklenmeyen.
Basit İngilizce açıklama: Having ideas or activities that most people do not accept or support.
- They joined a fringe political group.
- This fringe theory has little scientific support.
- Several fringe parties competed in the election.
fiil
çevrelemek, kenarında uzanmak
Bir şeyin kenarı boyunca sıra halinde uzanmak.
Basit İngilizce açıklama: To form a line along the edge of something.
- Tall trees fringe the lake.
- Palms fringed the quiet beach.
- White flowers fringe the narrow path through the garden.
fringe hakkında sık sorulanlar
fringe ne demek?
“fringe” Türkçede “kâkül” demektir. Alnın üzerine düşecek şekilde kesilmiş saç.
fringe Türkçesi nedir?
fringe kelimesinin Türkçe çevirileri: kâkül, kenar, çeper, püskül, uç kesim, radikal kesim.
fringe nasıl okunur?
/frɪndʒ/ diye okunur.
fringe cümle içinde nasıl kullanılır?
Her fringe covers her eyebrows. I had my fringe trimmed yesterday.
fringe kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語