LookItUp

marginal

İngilizce “marginal” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈmɑrdʒənəl/ · İngiltere /ˈmɑːdʒɪnəl/

marginal Türkçede: önemsiz, küçük, ikincil, marjinal, zar zor yeterli, sınırda

sıfat

AZ ÖNEMLİC1

önemsiz, küçük, ikincil

Boyutu veya önemi küçük olan ya da asıl konuyla pek az ilgisi bulunan.

Basit İngilizce açıklama: Small in size or importance, or only slightly connected to the main subject.

  • The change had only a marginal effect.
  • Her role in the project was marginal.
  • Sales showed a marginal increase last month.

Nasıl kullanılır: marginal to something (These details are marginal to our main argument.)

Eş anlamlılar: minor, slight, peripheral

Zıt anlamlılar: major, central

Sık kullanılan kalıplar: marginal importance, marginal increase, marginal role

EK BİRİMC1

marjinal

Üretimdeki veya kazançtaki bir birimlik artışın maliyeti, getirisi ya da vergisiyle ilgili.

Basit İngilizce açıklama: Relating to the cost, income, or tax for one extra item produced or amount earned.

  • The marginal cost of another copy is low.
  • Her marginal tax rate rose after the pay increase.
  • The company compared marginal revenue with marginal costs.

Eş anlamlılar: incremental

Sık kullanılan kalıplar: marginal cost, marginal tax rate, marginal revenue

ZAR ZOR YETERLİC1

zar zor yeterli, sınırda

Kabul edilecek kadar iyi olan ama kullanılamayacak kadar kötü olmaya da çok yakın.

Basit İngilizce açıklama: Only just good enough to be accepted, or almost too poor to use.

  • His work is marginal at best.
  • The test results showed marginal performance.
  • With such marginal skills, she may struggle in this job.

Eş anlamlılar: borderline, barely adequate

Zıt anlamlılar: excellent

Sık kullanılan kalıplar: marginal quality, marginal performance, marginal at best

SAYFA KENARIC2

kenara yazılmış

Sayfada ana metnin yanındaki boşluğa yazılmış olan.

Basit İngilizce açıklama: Written in the empty space beside the main text on a page.

  • The book contains marginal notes.
  • Her marginal comments helped me understand the poem.
  • Several marginal annotations were added by a later reader.

Sık kullanılan kalıplar: marginal notes, marginal comments, marginal annotation

DÜŞÜK VERİMC1

verimsiz, az verimli

Özellikle tarımda çok az ürün veren veya çok az para kazandıran.

Basit İngilizce açıklama: Producing very little, especially when growing food or earning money.

  • Few crops grow on this marginal land.
  • The farmers struggled to earn money from marginal fields.
  • Drought made several farms marginal.

Eş anlamlılar: barely productive, low-yielding

Zıt anlamlılar: productive

Sık kullanılan kalıplar: marginal land, marginal farmland, marginal farms

DIŞ KENARC2

kenardaki, çevresel

Bir alanın veya nesnenin dış kenarında ya da kenarına yakın olan.

Basit İngilizce açıklama: At or near the outer edge of an area or object.

  • These plants grow in marginal areas of the marsh.
  • The leaf has small marginal teeth.
  • Flooding affected the marginal zones beside the lake.

Eş anlamlılar: peripheral, bordering

Zıt anlamlılar: central

Sık kullanılan kalıplar: marginal area, marginal zone, marginal plants

marginal hakkında sık sorulanlar

marginal ne demek?

“marginal” Türkçede “önemsiz” demektir. Boyutu veya önemi küçük olan ya da asıl konuyla pek az ilgisi bulunan.

marginal Türkçesi nedir?

marginal kelimesinin Türkçe çevirileri: önemsiz, küçük, ikincil, marjinal, zar zor yeterli, sınırda.

marginal nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˈmɑrdʒənəl/, İngiliz İngilizcesinde /ˈmɑːdʒɪnəl/ diye okunur.

marginal cümle içinde nasıl kullanılır?

The change had only a marginal effect. Her role in the project was marginal.

marginal kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler