LookItUp

hold on

İngilizce “hold on” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˌhoʊld ˈɑn/ · İngiltere /ˌhəʊld ˈɒn/

hold on Türkçede: beklemek, sıkıca tutunmak, sıkıca tutmak, dayanmak, direnmek, saklamak

fiil

BEKLEMEA2

beklemek

Kısa bir süre beklemek.

Basit İngilizce açıklama: To wait for a short time.

  • Hold on a moment, please.
  • Can you hold on while I get my bag?
  • I held on for a minute, but nobody answered.

Nasıl kullanılır: hold on while … (Hold on while I find your number.)

Eş anlamlılar: wait, hang on

Sık kullanılan kalıplar: hold on please, hold on a moment

SIKICA TUTMAA2

sıkıca tutunmak, sıkıca tutmak

Düşmemek veya bir şeyi elinden kaçırmamak için sıkıca tutmak ya da tutunmak.

Basit İngilizce açıklama: To keep a firm grip on something so you do not fall or lose it.

  • Hold on tightly to the rope.
  • She held on to my hand as we crossed.
  • Can you hold on while I pull you up?

Nasıl kullanılır: hold on to someone/something (Hold on to the rail as you climb.)

Eş anlamlılar: grip, cling

Zıt anlamlılar: let go

Sık kullanılan kalıplar: hold on tightly, hold on to something

DAYANMAB2

dayanmak, direnmek

Sorunlara, acıya veya başarısızlık riskine rağmen devam etmek.

Basit İngilizce açıklama: To continue despite problems, pain, or the risk of failure.

  • Hold on; help is coming.
  • The little shop held on through years of poor sales.
  • How much longer can they hold on without food?

Eş anlamlılar: persist, hang on, keep going

Zıt anlamlılar: give up

Sık kullanılan kalıplar: hold on longer, hold on bravely

SAKLAMAB1

saklamak, muhafaza etmek

Bir şeyi güvenli şekilde saklamak; çoğu zaman sonradan alacak biri için.

Basit İngilizce açıklama: To keep something safe, often for someone who will collect it later.

  • Hold on to my coat for me.
  • She held on to our tickets until we arrived.
  • I will hold on to your keys while you swim.

Nasıl kullanılır: hold on to something for someone (Can you hold on to this bag for me?)

Eş anlamlılar: keep, look after

Sık kullanılan kalıplar: hold on to something, hold on to tickets

ELİNDE TUTMAB2

korumak, elinde tutmak

Bir avantajı, güçlü konumu veya yararlı şeyi kaybetmeden ya da tüketmeden korumak.

Basit İngilizce açıklama: To keep an advantage, a strong position, or something useful rather than lose or use it.

  • They held on to their lead.
  • She is holding on to her best cards until the final round.
  • Can the champion hold on to his title?

Nasıl kullanılır: hold on to something (The team held on to its narrow lead.)

Eş anlamlılar: retain, keep

Zıt anlamlılar: lose

Sık kullanılan kalıplar: hold on to something, hold on to power

SADIK KALMAC1

sadık kalmak, bağlı kalmak

Başkaları vazgeçse de birini veya bir şeyi desteklemeye devam etmek.

Basit İngilizce açıklama: To continue supporting someone or something even when other people stop.

  • Other fans left, but he held on.
  • She held on to her faith in the team through years of defeat.
  • They still hold on to the cause they supported as students.

Nasıl kullanılır: hold on to something (She held on to her faith in the movement.)

Eş anlamlılar: stay loyal, remain faithful

Zıt anlamlılar: abandon

Sık kullanılan kalıplar: hold on faithfully, hold on to something

hold on hakkında sık sorulanlar

hold on ne demek?

“hold on” Türkçede “beklemek” demektir. Kısa bir süre beklemek.

hold on Türkçesi nedir?

hold on kelimesinin Türkçe çevirileri: beklemek, sıkıca tutunmak, sıkıca tutmak, dayanmak, direnmek, saklamak.

hold on nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˌhoʊld ˈɑn/, İngiliz İngilizcesinde /ˌhəʊld ˈɒn/ diye okunur.

hold on cümle içinde nasıl kullanılır?

Hold on a moment, please. Can you hold on while I get my bag?

hold on kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler