LookItUp

idle

İngilizce “idle” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈaɪdəl/

idle Türkçede: boş duran, çalışmayan, atıl, boş, rölantide çalışmak, oyalanmak

sıfat

BOŞ DURANB2

boş duran, çalışmayan

İş yapmayan veya yararlı bir şeyle uğraşmayan.

Basit İngilizce açıklama: Not doing any work or other useful activity.

  • The workers stood idle.
  • I cannot sit idle while everyone else works.
  • Several staff members remained idle all morning.

Eş anlamlılar: inactive, unoccupied

Zıt anlamlılar: active, busy

Sık kullanılan kalıplar: idle workers, stand idle, remain idle, idle workmen

KULLANILMAYANB2

atıl, boş

Kullanılmayan ya da içinde çok az etkinlik olan veya hiç etkinlik olmayan.

Basit İngilizce açıklama: Not being used, or containing little or no activity.

  • The factory has idle machines.
  • She filled her idle hours with reading.
  • Much of the available land remains idle.

Eş anlamlılar: unused, unoccupied

Zıt anlamlılar: occupied

Sık kullanılan kalıplar: idle hours, idle machinery, idle time

fiil

RÖLANTİDE ÇALIŞMAB2

rölantide çalışmak

Araç dururken motorun düşük devirde çalışması.

Basit İngilizce açıklama: If an engine does this, it runs slowly while the vehicle stays still.

  • The engine idled quietly.
  • Do not leave your car idling outside the school.
  • Several trucks were idling in the car park.

Sık kullanılan kalıplar: idle at lights, idle in traffic, let something idle

BOŞ DURMAC1

oyalanmak, boş durmak

Pek bir şey yapmadan veya yararlı bir işle uğraşmadan vakit geçirmek.

Basit İngilizce açıklama: To spend time doing very little or nothing useful.

  • We idled by the river.
  • He idled around the house all day.
  • She was idling in the café when I arrived.

Eş anlamlılar: loaf, laze

Zıt anlamlılar: work

Sık kullanılan kalıplar: idle around town, idle by something, idle in bed

ZAMANI BOŞA HARCAMAC1

boşa geçirmek, harcamak

Zamanı yararlı hiçbir şey yapmadan geçirmek.

Basit İngilizce açıklama: To spend time without doing anything useful.

  • They idled away several hours.
  • She idled the afternoon away at a café.
  • Do not idle away the whole weekend.

Nasıl kullanılır: idle away something (We idled away the morning beside the pool.)

Eş anlamlılar: waste, while away

Sık kullanılan kalıplar: idle away time, idle away hours, idle the afternoon

isim

RÖLANTİC1

rölanti

Motorun durmadan çalışabildiği en düşük güç ayarı.

Basit İngilizce açıklama: The lowest power setting at which an engine keeps running.

  • The engine runs smoothly at idle.
  • A rough idle may suggest an engine problem.
  • He reduced the throttle to idle.

Sık kullanılan kalıplar: at idle, rough idle, idle speed

idle hakkında sık sorulanlar

idle ne demek?

“idle” Türkçede “boş duran” demektir. İş yapmayan veya yararlı bir şeyle uğraşmayan.

idle Türkçesi nedir?

idle kelimesinin Türkçe çevirileri: boş duran, çalışmayan, atıl, boş, rölantide çalışmak, oyalanmak.

idle nasıl okunur?

/ˈaɪdəl/ diye okunur.

idle cümle içinde nasıl kullanılır?

The workers stood idle. I cannot sit idle while everyone else works.

idle kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler