LookItUp

pike

İngilizce “pike” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /paɪk/

pike Türkçede: turna balığı, uzun mızrak, kalçadan bükülmek, dağ, sivri tepe, mızraklamak

isim

TATLI SU BALIĞIB2

turna balığı

Göl ve nehirlerde yaşayan, başka balıkları yiyen büyük bir balık.

Basit İngilizce açıklama: A large fish that lives in lakes and rivers and eats other fish.

  • He caught a pike in the lake.
  • Pike eat smaller fish.
  • We saw a large pike hiding among the plants.

Eş anlamlılar: ged

Sık kullanılan kalıplar: catch a pike, northern pike, pike fishing

UZUN MIZRAKC2

uzun mızrak

Yaya savaşan askerlerin kullandığı, sivri uçlu ve çok uzun bir silah.

Basit İngilizce açıklama: A very long weapon with a sharp point, used by soldiers fighting on foot.

  • The soldier carried a pike.
  • They held their pikes against the approaching horses.
  • A broken pike lay beside the castle gate.

Eş anlamlılar: long spear

Sık kullanılan kalıplar: carry a pike, long pike, pike shaft

KALÇADAN BÜKÜLMEC2

kalçadan bükülmek

Özellikle atlayış sırasında bacakları düz tutup vücudu kalçadan bükmek.

Basit İngilizce açıklama: To bend at the hips while keeping your legs straight, especially during a dive or jump.

  • Pike as you begin the dive.
  • She piked sharply before entering the water.
  • Can you pike without bending your knees?

Sık kullanılan kalıplar: pike during flight, pike at hips

SİVRİ TEPEC2

dağ, sivri tepe

Genellikle zirvesi sivri olan tepe veya dağ; özellikle yer adlarında kullanılır.

Basit İngilizce açıklama: A hill or mountain, often with a pointed top; this word appears especially in place names.

  • The pike rose above the valley.
  • We climbed Scafell Pike in clear weather.
  • Clouds hid the summit of the distant pike.

Eş anlamlılar: peak, mountain, hill

Sık kullanılan kalıplar: Scafell Pike, climb the pike, pike summit

fiil

MIZRAKLA SALDIRMAKC2

mızraklamak

Uzun, sivri uçlu bir silahla birine saldırmak veya onu yaralamak.

Basit İngilizce açıklama: To attack or hurt someone with a long, sharp weapon.

  • The guard tried to pike him.
  • A soldier piked the attacker in the chest.
  • They piked anyone who came within reach.

Eş anlamlılar: spear

Sık kullanılan kalıplar: pike an enemy, pike someone

SÖZÜNDEN DÖNMEKC2

vazgeçmek, sözünden dönmek

Yapacağına söz verdiğin veya kabul ettiğin bir şeyi yapmaktan vazgeçmek.

Basit İngilizce açıklama: To decide not to do something you promised or agreed to do.

  • Don't pike on me!
  • She piked out at the last minute.
  • You promised to come, so please don't pike.

Nasıl kullanılır: pike on someone (Don't pike on us after promising to help.); pike out of something (He piked out of the camping trip.)

Eş anlamlılar: back out, pull out

Sık kullanılan kalıplar: pike on someone, pike out

pike hakkında sık sorulanlar

pike ne demek?

“pike” Türkçede “turna balığı” demektir. Göl ve nehirlerde yaşayan, başka balıkları yiyen büyük bir balık.

pike Türkçesi nedir?

pike kelimesinin Türkçe çevirileri: turna balığı, uzun mızrak, kalçadan bükülmek, dağ, sivri tepe, mızraklamak.

pike nasıl okunur?

/paɪk/ diye okunur.

pike cümle içinde nasıl kullanılır?

He caught a pike in the lake. Pike eat smaller fish.

pike kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler