LookItUp

pinch

İngilizce “pinch” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /pɪntʃ/

Diğer biçimleri: pinching, pinched

pinch Türkçede: çimdiklemek, sıkıştırmak, çalmak, tutuklamak, yakalamak, sıkıntıya sokmak

fiil

ÇİMDİKLEMEB1

çimdiklemek

Derinin küçük bir bölümünü başparmakla başka bir parmak arasında, genellikle acıtacak şekilde sıkmak.

Basit İngilizce açıklama: To press a little skin between your finger and thumb, usually making it hurt.

  • Please do not pinch me.
  • She pinched her brother on the arm.
  • I pinched myself to check I was awake.

Nasıl kullanılır: pinch someone on something (He pinched me on the arm.)

Sık kullanılan kalıplar: pinch someone, pinch my arm, pinch yourself

SIKIŞTIRMAB2

sıkıştırmak

Bir şeyi iki şey arasında, acı veya rahatsızlık verecek kadar sıkmak.

Basit İngilizce açıklama: To press something tightly between two things, causing pain or discomfort.

  • These shoes pinch my toes.
  • The door pinched her finger.
  • Does the belt pinch when you sit down?

Eş anlamlılar: squeeze

Sık kullanılan kalıplar: pinch your toes, pinch a finger, shoes pinch

HIRSIZLIKB2

çalmak

Başkasına ait bir şeyi izinsiz almak.

Basit İngilizce açıklama: To take something that belongs to someone else without permission.

  • Someone pinched my bike.
  • He pinched a biscuit from the tin.
  • Who keeps pinching my pens?

Nasıl kullanılır: pinch something from someone/something (Someone pinched a pen from my desk.)

Eş anlamlılar: steal, nick

Sık kullanılan kalıplar: pinch something, pinch a biscuit, pinch my bike

TUTUKLAMAC2

tutuklamak, yakalamak

Birini yakalayıp tutuklu olarak götürmek.

Basit İngilizce açıklama: To catch someone and take them away as a prisoner.

  • The cops pinched him yesterday.
  • She got pinched outside the station.
  • They pinched the thief before he could escape.

Nasıl kullanılır: be pinched for something (He was pinched for stealing cars.)

Eş anlamlılar: arrest, catch

Zıt anlamlılar: release

Sık kullanılan kalıplar: pinch a suspect, get pinched

SIKINTIYA SOKMAC2

sıkıntıya sokmak, daraltmak

Birini parasız, yiyeceksiz veya yeterli alanı olmadan bırakarak zor durumda bırakmak.

Basit İngilizce açıklama: To cause difficulty or suffering by leaving someone without enough money, food, or space.

  • Hunger pinched the whole village.
  • The family was pinched for money.
  • Higher rents pinched the poorest workers hardest.

Nasıl kullanılır: be pinched for something (We were pinched for money that winter.)

Eş anlamlılar: squeeze, oppress

Sık kullanılan kalıplar: pinch the poor, pinch for money

isim

ÇOK AZ MİKTARB1

tutam

Bir şeyin çok küçük miktarı; özellikle parmak uçlarıyla alınabilecek kadar.

Basit İngilizce açıklama: A very small amount of something.

  • Add a pinch of salt.
  • The soup needs another pinch of pepper.
  • She stirred a pinch of cinnamon into her coffee.

Nasıl kullanılır: a pinch of something (Add a pinch of pepper.)

Eş anlamlılar: dash

Sık kullanılan kalıplar: a pinch of, pinch of salt, pinch of pepper, pinch of sugar

PARMAKLA SIKMAB2

çimdik, sıkıştırma

Bir şeyi başparmakla başka bir parmak arasında sıkma hareketi.

Basit İngilizce açıklama: An act of pressing something between your finger and thumb.

  • She gave my arm a pinch.
  • A gentle pinch tested the softness of the fabric.
  • He felt a sharp pinch on his cheek.

Nasıl kullanılır: give something a pinch (Give the dough a pinch to test its softness.)

Eş anlamlılar: squeeze

Sık kullanılan kalıplar: a gentle pinch, a painful pinch, give a pinch

ZOR DURUMC1

sıkışık durum, zor durum

Yardıma veya hızlı bir çözüme ihtiyaç duyulan güç durum.

Basit İngilizce açıklama: A difficult situation in which you need help or a quick solution.

  • Call me if you are in a pinch.
  • In a pinch, a spoon works as a small shovel.
  • At a pinch, this room could hold twelve people.

Nasıl kullanılır: in a pinch (You can use yogurt in a pinch.); at a pinch (At a pinch, we could sleep in the car.)

Eş anlamlılar: tight spot, difficulty

Sık kullanılan kalıplar: in a pinch, at a pinch

pinch hakkında sık sorulanlar

pinch ne demek?

“pinch” Türkçede “çimdiklemek” demektir. Derinin küçük bir bölümünü başparmakla başka bir parmak arasında, genellikle acıtacak şekilde sıkmak.

pinch Türkçesi nedir?

pinch kelimesinin Türkçe çevirileri: çimdiklemek, sıkıştırmak, çalmak, tutuklamak, yakalamak, sıkıntıya sokmak.

pinch nasıl okunur?

/pɪntʃ/ diye okunur.

pinch cümle içinde nasıl kullanılır?

Please do not pinch me. She pinched her brother on the arm.

pinch kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

pinch ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler