railroad
İngilizce “railroad” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˈreɪlroʊd/ · İngiltere /ˈreɪlrəʊd/
Diğer biçimleri: railroads
railroad Türkçede: demiryolu, demiryolu sistemi, demiryolu şirketi, oldu bitti, alelace yürütülen işlem, zorla uzaklaştırmak
isim
demiryolu
Trenlerin üzerinde ilerlediği metal raylardan oluşan yol.
Basit İngilizce açıklama: A route made of metal tracks that trains travel along.
- The railroad runs beside the river.
- We crossed the railroad near the station.
- An old railroad connected the two towns.
demiryolu sistemi, demiryolu
Trenler, raylar ve istasyonlardan oluşan ulaşım sistemi.
Basit İngilizce açıklama: A transport system of trains, tracks, and stations.
- The railroad carries both people and goods.
- The country expanded its railroad network.
- Heavy snow disrupted the railroad system.
demiryolu şirketi
Tren hatlarının ve ilgili donanımın sahibi olan ve bunları işleten şirket.
Basit İngilizce açıklama: An organization that owns and runs train lines and related equipment.
- The railroad owns several stations.
- Two smaller railroads merged last year.
- She bought shares in a regional railroad.
oldu bitti, alelace yürütülen işlem
Yeterince düşünülmeden veya adilce tartışılmadan aceleyle sonuçlandırılan işlem.
Basit İngilizce açıklama: A process pushed through too quickly, without enough thought or fair discussion.
- The hearing was a railroad from start to finish.
- She called the rushed approval a complete railroad.
- The lawyers turned the signing process into a railroad.
fiil
zorla uzaklaştırmak, kovmak
Birini hemen ayrılmaya zorlayarak bulunduğu yerden uzaklaştırmak.
Basit İngilizce açıklama: If people do this to you, they force you to leave quickly.
- They railroaded him out of his job.
- The board tried to railroad her out of office.
- He feared they would railroad him away before the meeting.
haksız yere hapse attırmak
Adil olmayan bir yargılama yoluyla birini hapse attırmak.
Basit İngilizce açıklama: To make someone go to prison through an unfair legal process.
- The police railroaded an innocent man.
- She claimed her brother had been railroaded into prison.
- False evidence helped railroad him into jail.
demiryolu işletmek
Trenlerle yolcu veya yük taşıyan bir işletmeyi yönetmek.
Basit İngilizce açıklama: To run a transport business using trains.
- The company hoped to railroad more efficiently.
- They railroaded for profit across the region.
- Private firms can railroad badly too.
demiryolunda çalışmak
Bir demiryolu şirketinde iş sahibi olmak, orada çalışmak.
Basit İngilizce açıklama: To have a job with a train company.
- My grandfather railroaded for forty years.
- She used to railroad for a freight company.
- He began railroading when he was twenty.
railroad hakkında sık sorulanlar
railroad ne demek?
“railroad” Türkçede “demiryolu” demektir. Trenlerin üzerinde ilerlediği metal raylardan oluşan yol.
railroad Türkçesi nedir?
railroad kelimesinin Türkçe çevirileri: demiryolu, demiryolu sistemi, demiryolu şirketi, oldu bitti, alelace yürütülen işlem, zorla uzaklaştırmak.
railroad nasıl okunur?
Amerikan İngilizcesinde /ˈreɪlroʊd/, İngiliz İngilizcesinde /ˈreɪlrəʊd/ diye okunur.
railroad cümle içinde nasıl kullanılır?
The railroad runs beside the river. We crossed the railroad near the station.
railroad kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUprailroad ile kurulan ifadeler
- railroad car: tren vagonu, vagon
- railroad tie: travers
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語