LookItUp

regular

İngilizce “regular” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /ˈrɛɡjəlɚ/ · İngiltere /ˈreɡjələ/

regular Türkçede: düzenli, normal, her zamanki, standart, kurallı, düzgün

sıfat

DÜZENLİ TEKRARA2

düzenli

Zaman veya mesafe bakımından birbirine yakın aralıklarla tekrar eden.

Basit İngilizce açıklama: Happening again and again, with similar gaps in time or distance.

  • Regular exercise helps me sleep.
  • We have regular meetings on Mondays.
  • The posts stand at regular intervals along the road.

Eş anlamlılar: periodic, recurring

Zıt anlamlılar: irregular

Sık kullanılan kalıplar: regular exercise, regular intervals, regular meetings

HER ZAMANKİA2

normal, her zamanki, standart

Alışılmış veya standart olan tür, kişi ya da düzen.

Basit İngilizce açıklama: The usual or standard kind, person, or arrangement.

  • I ordered the regular size.
  • Our regular teacher is away today.
  • Do you want the special menu or the regular one?

Eş anlamlılar: usual, normal, standard

Zıt anlamlılar: special

Sık kullanılan kalıplar: regular size, regular job, regular price

KURALLI ÇEKİMA2

kurallı, düzenli

Geçmiş zaman veya çoğul gibi sözcük biçimleri oluşturulurken olağan kurallara uyan.

Basit İngilizce açıklama: Following the usual rules for making word forms, such as past tenses or plurals.

  • Walk is a regular verb.
  • Most English nouns have regular plurals.
  • Is this verb regular in the past tense?

Eş anlamlılar: weak

Zıt anlamlılar: irregular

Sık kullanılan kalıplar: regular verb, regular plural, regular ending

NORMAL BENZİNB1

normal

Sıradan otomobiller için satılan standart, daha düşük oktanlı benzini belirtir.

Basit İngilizce açıklama: Describing the standard, lower-octane petrol sold for ordinary cars.

  • This car runs on regular gas.
  • Regular unleaded is cheaper than premium fuel.
  • Can I fill the tank with regular gasoline?

Zıt anlamlılar: premium

Sık kullanılan kalıplar: regular gas, regular unleaded, regular gasoline

DÜZGÜN ŞEKİLB2

düzgün

Kenarları ve açıları eşit olan; katı cisimlerde aynı biçimdeki yüzleri eşit düzende yerleşmiş olan.

Basit İngilizce açıklama: Having equal sides and angles; for a solid, having identical faces arranged equally.

  • Draw a regular hexagon.
  • A regular triangle has three equal sides.
  • Each face of a regular cube is a square.

Zıt anlamlılar: irregular

Sık kullanılan kalıplar: regular polygon, regular hexagon, regular solid

KAHVE SİPARİŞİB2

sütlü şekerli

Bulunulan yerde alışıldığı şekilde, çoğunlukla süt ve şekerle hazırlanan kahveyi belirtir.

Basit İngilizce açıklama: Describing coffee made in the locally usual way, often with milk and sugar.

  • I ordered a regular coffee.
  • Here, regular coffee comes with milk and sugar.
  • Does regular coffee include cream at this diner?

Sık kullanılan kalıplar: regular coffee, coffee regular

isim

DEVAMLI MÜŞTERİB1

devamlı müşteri, müdavim

Aynı yerden sık sık alışveriş yapan veya hizmet alan kişi.

Basit İngilizce açıklama: Someone who often buys things or receives services at the same place.

  • She is a regular at this cafe.
  • The owner knows all his regulars.
  • As a regular, I sometimes get a free coffee.

Nasıl kullanılır: a regular at somewhere (He is a regular at the corner shop.)

Eş anlamlılar: frequent customer

Sık kullanılan kalıplar: a regular at, a cafe regular, a pub regular

regular kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

regular ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler