slide
İngilizce “slide” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /slaɪd/
Diğer biçimleri: slides, sliding, slid
slide Türkçede: kaymak, kaydırmak, düşmek, gerilemek, kaydırak, gerileme
fiil
kaymak, kaydırmak
Bir yüzey üzerinde takılmadan kayarak hareket etmek veya bir şeyi böyle hareket ettirmek.
Basit İngilizce açıklama: To move, or make something move, smoothly along a surface.
- The box slid across the floor.
- Slide the door open, please.
- He slid a note under my door.
düşmek, gerilemek
Sayı, fiyat, değer veya miktar bakımından düşmek.
Basit İngilizce açıklama: To become lower in number, price, value, or amount.
- Oil prices continue to slide.
- The company’s profits slid last year.
- Sales have slid to their lowest level since May.
isim
kaydırak
Çocukların üzerine oturup eğimli, pürüzsüz yüzeyinden aşağı kaydığı oyun aracı.
Basit İngilizce açıklama: A smooth sloping structure that children sit on and travel down for fun.
- The children played on the slide.
- She climbed the ladder to the slide.
- We tried all the water slides at the pool.
gerileme, düşüş
Kalite, başarı, değer veya durumun zamanla kötüleşmesi ya da azalması.
Basit İngilizce açıklama: A gradual fall in quality, success, value, or condition.
- The team’s downward slide continued.
- New investment helped stop the slide in sales.
- Her debts marked the beginning of a slide into poverty.
kayma
Bir yüzeyle temasını kesmeden o yüzey boyunca pürüzsüzce hareket etme.
Basit İngilizce açıklama: A smooth movement along a surface while staying in contact with it.
- One slide took him across the ice.
- The dancer finished with a sideways slide.
- Her smooth slide across the floor impressed the judges.
dia, slayt
İçinden ışık geçirilerek perdeye yansıtılan, küçük saydam bir film üzerindeki fotoğraf.
Basit İngilizce açıklama: A photograph on a small transparent sheet, shown on a screen by shining light through it.
- Dad showed us a slide of Rome.
- She loaded the slides into the projector.
- These old colour slides have faded badly.
lam
Mikroskopla incelenecek örneğin üzerine konduğu küçük, düz cam parçası.
Basit İngilizce açıklama: A small flat piece of glass that holds a sample for viewing through a microscope.
- Put the sample on a slide.
- She examined the cells on the glass slide.
- The lab prepared several slides from the tissue sample.
sürgü, kulis
Bir makine veya müzik aletinde ileri geri kayarak hareket eden parça.
Basit İngilizce açıklama: A part of a machine or musical instrument that moves smoothly back and forth.
- The trombone’s slide was stuck.
- He cleaned and oiled the slide.
- Moving the slide changes the length of the instrument’s tube.
slide hakkında sık sorulanlar
slide ne demek?
“slide” Türkçede “kaymak” demektir. Bir yüzey üzerinde takılmadan kayarak hareket etmek veya bir şeyi böyle hareket ettirmek.
slide Türkçesi nedir?
slide kelimesinin Türkçe çevirileri: kaymak, kaydırmak, düşmek, gerilemek, kaydırak, gerileme.
slid ne demek?
“slid”, “slide” fiilinin hem 2. hem 3. hâlidir. “slide” Türkçede “kaymak” demektir.
slide nasıl okunur?
/slaɪd/ diye okunur.
slide cümle içinde nasıl kullanılır?
The box slid across the floor. Slide the door open, please.
slide kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpslide ile kurulan ifadeler
- slide rule: sürgülü hesap cetveli
- slide off
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語