fall
İngilizce “fall” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /fɔːl/
fall Türkçede: düşmek, olmak, hale gelmek, yenilmek, yıkılmak, yere kapanmak
fiil
düşmek
Bir destek olmadığı için havada aşağı doğru hareket etmek.
Basit İngilizce açıklama: To move down through the air because nothing is holding you or keeping you up.
- Leaves fall from the trees.
- The glass fell off the shelf.
- Did anyone see the child fall?
olmak, hale gelmek
Genellikle hoş olmayan belirli bir duruma girmek.
Basit İngilizce açıklama: To begin to be in a particular state, often an unpleasant one.
- The baby fell asleep.
- He fell ill during the trip.
- Everyone falls silent when the music starts.
yenilmek, düşmek, yıkılmak
Özellikle savaşta yenilmek veya iktidarını kaybetmek.
Basit İngilizce açıklama: To lose power or be defeated, especially in a war.
- The government could fall soon.
- The city fell after a long siege.
- Several strong teams have fallen to weaker opponents.
yere kapanmak, diz çökmek
Genellikle yalvarmak veya saygı göstermek için bilerek yere kapanmak ya da diz çökmek.
Basit İngilizce açıklama: To deliberately drop to the ground, often to beg or show respect.
- He fell to his knees.
- The worshippers fell on their faces in prayer.
- She fell at his feet and begged for help.
ölmek, şehit düşmek
Özellikle savaşta çarpışırken ölmek.
Basit İngilizce açıklama: To die, especially while fighting in a war.
- Many soldiers fell in battle.
- The memorial names those who fell defending the town.
- They gathered to honor the men who had fallen.
isim
sonbahar
Yaz ile kış arasındaki, yaprakların sıklıkla renk değiştirip döküldüğü mevsim.
Basit İngilizce açıklama: The season after summer and before winter, when leaves often change color and drop from trees.
- School starts in the fall.
- We visited Canada last fall.
- The park is beautiful when the fall colors appear.
düşme, düşüş
Birinin veya bir şeyin havada aşağı hareket etmesi ya da yere düşmesi.
Basit İngilizce açıklama: An event in which someone or something moves down through the air or lands on the ground.
- She had a nasty fall.
- The soft grass broke his fall.
- A fall from that height could be dangerous.
çöküş, düşüş
Gücün, başarının veya önemli bir konumun kaybedilmesi.
Basit İngilizce açıklama: The loss of power, success, or an important position.
- The scandal caused his fall.
- We studied the fall of the Roman Empire.
- Her fall from power surprised everyone.
fall kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpfall ile kurulan ifadeler
- fall asleep: uykuya dalmak, uyumak
- fall in love: âşık olmak
- fall ill: hastalanmak
- fall out: düşmek, dökülmek
- fall for: kanmak, aldanmak
- fall down: düşmek, yıkılmak
- fall apart: parçalanmak, dağılmak
- fall behind: geride kalmak, geri düşmek
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語