LookItUp

sludge

İngilizce “sludge” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /slʌdʒ/

sludge Türkçede: arıtma çamuru, atık çamur, tortu, çamur, kazan çamuru, kazan tortusu

isim

ARITMA ATIĞIC1

arıtma çamuru, atık çamur

Fabrikalarda veya arıtma tesislerinde su ya da başka sıvılar işlendiğinde geriye kalan koyu, yarı katı atık.

Basit İngilizce açıklama: Thick, partly solid waste left after factories or cleaning plants have treated water or other liquids.

  • The plant produces sludge every day.
  • Workers removed the industrial sludge from the site.
  • Sewage sludge must be treated before it can be reused.

Sık kullanılan kalıplar: sewage sludge, industrial sludge, sludge treatment

DİBE ÇÖKEN MADDEC1

tortu, çamur

Bir sıvıdan ayrılarak dibinde biriken katı madde.

Basit İngilizce açıklama: Solid material that separates from a liquid and collects at the bottom.

  • Sludge collected at the bottom of the tank.
  • The filter removed sludge from the liquid.
  • A layer of sludge remained after the particles settled.

Eş anlamlılar: sediment

Sık kullanılan kalıplar: thick sludge, sludge layer, settled sludge

KAZAN TORTUSUC2

kazan çamuru, kazan tortusu

Buhar üreten bir kazanın içinde biriken mineral tabakası.

Basit İngilizce açıklama: A layer of minerals that collects inside a boiler used to produce steam.

  • Sludge had collected inside the boiler.
  • The engineer cleaned sludge from the steam boiler.
  • Regular maintenance prevents excessive boiler sludge.

Eş anlamlılar: sediment

Sık kullanılan kalıplar: boiler sludge, sludge buildup, remove sludge

YÜZEN BUZC2

buz lapası

Su yüzeyinde yüzen küçük buz parçalarının oluşturduğu tabaka.

Basit İngilizce açıklama: A layer of small pieces of ice floating on water.

  • Ice sludge covered the lake.
  • The boat pushed through floating sludge.
  • Cold weather left a layer of sludge on the river.

Eş anlamlılar: slush

Sık kullanılan kalıplar: ice sludge, floating sludge, sludge on something

fiil

KAMBUR DURMAKC2

kambur oturmak, iki büklüm yürümek

Omuzları öne düşmüş ve gövdesi bükülmüş halde oturmak veya hareket etmek.

Basit İngilizce açıklama: To sit or move with your shoulders hanging forward and your body bent.

  • He sludged in his chair.
  • She sludged along with her shoulders bent.
  • The tired man sludged into a low seat.

Eş anlamlılar: slouch, slump

Sık kullanılan kalıplar: sludge in something, sludge along, sludge into something

YAVAŞÇA SIZMAKC2

ağır ağır sızmak, yavaşça damlamak

Koyu bir sıvının ağır ağır akması, dökülmesi veya damlaması.

Basit İngilizce açıklama: To flow, spill, or drip slowly and thickly.

  • The thick liquid sludged onto the floor.
  • Mud sludged slowly from the pipe.
  • Dirty water sludged down the wall.

Eş anlamlılar: ooze, drip

Sık kullanılan kalıplar: sludge down something, sludge from something, sludge onto something

sludge hakkında sık sorulanlar

sludge ne demek?

“sludge” Türkçede “arıtma çamuru” demektir. Fabrikalarda veya arıtma tesislerinde su ya da başka sıvılar işlendiğinde geriye kalan koyu, yarı katı atık.

sludge Türkçesi nedir?

sludge kelimesinin Türkçe çevirileri: arıtma çamuru, atık çamur, tortu, çamur, kazan çamuru, kazan tortusu.

sludge nasıl okunur?

/slʌdʒ/ diye okunur.

sludge cümle içinde nasıl kullanılır?

The plant produces sludge every day. Workers removed the industrial sludge from the site.

sludge kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler