LookItUp

spring

İngilizce “spring” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /sprɪŋ/

spring Türkçede: sıçramak, atlamak, fışkırmak, aniden ortaya çıkmak, canlanmak, harekete geçmek

fiil

ANİ SIÇRAMAB2

sıçramak, atlamak

Birden veya hızla, çoğunlukla bir mesafe aşarak atlamak.

Basit İngilizce açıklama: To jump suddenly or quickly, often over a distance.

  • The cat sprang forward.
  • He sprang out of bed when the alarm rang.
  • Can you spring over that low wall?

Nasıl kullanılır: spring from something (The cat sprang from the chair.); spring to your feet (She sprang to her feet.)

Eş anlamlılar: leap, jump

Sık kullanılan kalıplar: spring up, spring forward, spring into action

ANİ ÇIKIŞB2

fışkırmak, aniden ortaya çıkmak

Birden belirmek veya dışarı çıkmak; ayrıca sıvı sızdıran bir açıklığın aniden oluşması.

Basit İngilizce açıklama: To appear or come out suddenly, or suddenly develop an opening that lets liquid through.

  • The boat sprang a leak.
  • Tears sprang to his eyes at the news.
  • A deer sprang into view beside the road.

Nasıl kullanılır: spring a leak (Our boat sprang a leak.); spring from something (Tears sprang from her eyes.)

Eş anlamlılar: burst forth, emerge

Sık kullanılan kalıplar: spring a leak, spring from something, spring into view

CANLANMAB2

canlanmak, harekete geçmek

Birden hareketlenmek, canlılık veya enerji kazanmak.

Basit İngilizce açıklama: To suddenly become active, lively, or full of energy.

  • The machine sprang to life.
  • The quiet village springs to life during the festival.
  • My phone screen sprang to life with a message.

Nasıl kullanılır: spring to life (The engine sprang to life.)

Eş anlamlılar: come alive, come to life

Sık kullanılan kalıplar: spring to life, spring into life

isim

İLKBAHARA1

ilkbahar

Kış ile yaz arasındaki, havaların ısındığı ve bitkilerin büyümeye başladığı mevsim.

Basit İngilizce açıklama: The season between winter and summer, when the weather gets warmer and plants begin to grow.

  • Flowers open in spring.
  • We visited Japan last spring.
  • Does your garden look beautiful every spring?

Sık kullanılan kalıplar: in spring, early spring, spring flowers, spring weather

ESNEK PARÇAB1

yay

Büküldükten veya gerildikten sonra eski biçimine dönen esnek metal parça.

Basit İngilizce açıklama: A flexible metal part that bends or stretches and then returns to its earlier shape.

  • The spring in this pen is broken.
  • This mattress has hundreds of springs.
  • Pressing the button squeezes a small spring inside.

Sık kullanılan kalıplar: metal spring, bed spring, coil spring, steel spring

SU KAYNAĞIB1

pınar, kaynak

Suyun doğal olarak yerin altından çıktığı yer.

Basit İngilizce açıklama: A place where water comes naturally out of the ground.

  • We drank water from a spring.
  • Hot springs attract visitors to the valley.
  • A small spring feeds the stream behind our house.

Eş anlamlılar: water source

Sık kullanılan kalıplar: hot spring, natural spring, spring water

spring kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

spring ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler