tan
İngilizce “tan” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /tæn/
Diğer biçimleri: tanner, tanning, tanned
tan Türkçede: bronzluk, açık kahverengi, bronzlaşmış, bronz, güneşlenmek, bronzlaşmak
isim
bronzluk
Güneş veya benzer ışıklar nedeniyle cildin aldığı daha koyu renk.
Basit İngilizce açıklama: A darker colour your skin gets after spending time in the sun or under similar lights.
- He has a tan.
- My tan faded after the holiday.
- She got a deep tan during the summer.
açık kahverengi
Biraz sarıya çalan açık kahverengi renk.
Basit İngilizce açıklama: A light brown colour with a little yellow in it.
- I chose tan for the walls.
- The bag comes in black or tan.
- We mixed yellow and brown to make tan.
sıfat
bronzlaşmış, bronz
Güneş veya benzer etki yaratan bir uygulama nedeniyle cildi koyulaşmış.
Basit İngilizce açıklama: Having skin made darker by sunlight or by a treatment that produces a similar effect.
- You look tan today.
- His arms were tan after weeks outdoors.
- Her face was much more tan than mine.
açık kahverengi
Rengi biraz sarıya çalan açık kahverengi olan.
Basit İngilizce açıklama: Light brown with a little yellow in it.
- He wore tan shoes.
- She bought a tan leather bag.
- Do these tan trousers match my jacket?
fiil
güneşlenmek, bronzlaşmak
Cildini koyulaştırmak için güneşte vakit geçirmek.
Basit İngilizce açıklama: To spend time in the sun to make your skin darker.
- We tan by the pool.
- She tanned on the beach all afternoon.
- Do you like to tan during your summer holidays?
bronzlaşmak
Cildin güneş ışığı nedeniyle daha koyu renk alması.
Basit İngilizce açıklama: If your skin does this, it becomes darker because of sunlight.
- My skin tans easily.
- His arms tanned during the summer.
- Do you tan or burn in strong sunlight?
tabaklamak
Hayvan derisini kullanılabilir deri hâline getirmek için işlemden geçirmek.
Basit İngilizce açıklama: To treat animal skin so that it becomes leather.
- They tan hides here.
- The workers tanned the skins using plant chemicals.
- How long does it take to tan a cowhide?
solaryumda bronzlaşmak
Cildini koyulaştırmak için özel lambaları olan solaryum yatağını kullanmak.
Basit İngilizce açıklama: To use a special bed with lamps to make your skin darker.
- She tans at a salon.
- He tanned indoors before his holiday.
- Do people still tan using these beds?
tan hakkında sık sorulanlar
tan ne demek?
“tan” Türkçede “bronzluk” demektir. Güneş veya benzer ışıklar nedeniyle cildin aldığı daha koyu renk.
tan Türkçesi nedir?
tan kelimesinin Türkçe çevirileri: bronzluk, açık kahverengi, bronzlaşmış, bronz, güneşlenmek, bronzlaşmak.
tan nasıl okunur?
/tæn/ diye okunur.
tan cümle içinde nasıl kullanılır?
He has a tan. My tan faded after the holiday.
tan kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUptan ile kurulan ifadeler
- tan up
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語