thumb
İngilizce “thumb” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /θʌm/
Diğer biçimleri: thumbs
thumb Türkçede: başparmak, küçük resim, kaydırma tutamacı, göz gezdirmek, sayfalarını karıştırmak, otostop çekmek
isim
başparmak
Elin diğer parmaklarının yanında bulunan kısa, kalın parmağı.
Basit İngilizce açıklama: The short, thick part of your hand beside your fingers.
- I hurt my thumb.
- The baby was sucking her thumb.
- Can you touch each finger with your thumb?
küçük resim
Ekranda görünen, seçildiğinde daha büyük hâli açılan küçük resim.
Basit İngilizce açıklama: A small picture on a screen that you can select to see a larger version.
- Click the thumb to enlarge the picture.
- The gallery displays six thumbs per row.
- Each video has a thumb showing its opening scene.
kaydırma tutamacı
Ekranda bir değeri veya konumu değiştirmek için sürüklediğin küçük kontrol parçası.
Basit İngilizce açıklama: The small part of an on-screen control that you drag to change a value or position.
- Drag the thumb to the right.
- The scrollbar thumb moved down the track.
- A larger thumb makes the slider easier to use.
fiil
göz gezdirmek, sayfalarını karıştırmak
Kitap veya derginin sayfalarını çevirerek az bir kısmını okumak.
Basit İngilizce açıklama: To turn the pages of a book or magazine, reading only a little.
- She thumbed through a magazine.
- He was thumbing the pages of an old book.
- Can I thumb through your photo album?
otostop çekmek
Yol kenarında başparmağını uzatarak sürücülerden seni araçlarına almalarını istemek.
Basit İngilizce açıklama: To hold out part of your hand by a road to ask a driver for a ride.
- We thumbed a ride home.
- He thumbed down a truck near the bridge.
- She stood by the road, thumbing for a lift.
başparmakla dokunmak, başparmakla bastırmak
Bir şeye başparmakla dokunmak, bastırmak veya onu kapatmak.
Basit İngilizce açıklama: To touch, press, or cover something with the short, thick part of your hand.
- He thumbed the button.
- She thumbed the smooth edge of the coin.
- The soldier thumbed the opening to keep it covered.
otostopla gitmek
Yoldan geçen araçlara ücretsiz binerek yolculuk etmek.
Basit İngilizce açıklama: To travel by getting free rides in passing vehicles.
- We thumbed home after the festival.
- She thumbed across the country last summer.
- He was thumbing south when we met him.
thumb hakkında sık sorulanlar
thumb ne demek?
“thumb” Türkçede “başparmak” demektir. Elin diğer parmaklarının yanında bulunan kısa, kalın parmağı.
thumb Türkçesi nedir?
thumb kelimesinin Türkçe çevirileri: başparmak, küçük resim, kaydırma tutamacı, göz gezdirmek, sayfalarını karıştırmak, otostop çekmek.
thumb nasıl okunur?
/θʌm/ diye okunur.
thumb cümle içinde nasıl kullanılır?
I hurt my thumb. The baby was sucking her thumb.
thumb kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpthumb ile kurulan ifadeler
- thumb one's nose
- thumb down
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語