LookItUp

throw down

İngilizce “throw down” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˌθroʊ ˈdaʊn/ · İngiltere /ˌθrəʊ ˈdaʊn/

throw down Türkçede: yere atmak, bırakmak, kavga etmek, meydan okumak, ustalıkla sergilemek, döktürmek

fiil

YERE ATMAB1

yere atmak, bırakmak

Elde tutulan bir şeyi, çoğu zaman sert bir hareketle, yere atmak veya bırakmak.

Basit İngilizce açıklama: To drop something you are holding, often with a strong movement.

  • Throw down your weapon!
  • He threw down his cards in anger.
  • She had thrown her coat down on the floor.

Nasıl kullanılır: throw something down (She threw her bag down beside the door.)

Eş anlamlılar: drop, fling down

Zıt anlamlılar: pick up

Sık kullanılan kalıplar: throw down weapons, throw down something, throw down cards

KAVGAC1

kavga etmek, meydan okumak

Biriyle kavga etmek veya ona kararlılıkla karşı koymak.

Basit İngilizce açıklama: To fight someone or stand up firmly against them.

  • Are you ready to throw down?
  • They threw down outside the club.
  • She refused to throw down over a minor insult.

Nasıl kullanılır: throw down with someone (He was ready to throw down with anyone who threatened his friends.)

Eş anlamlılar: fight, brawl, stand up to

Sık kullanılan kalıplar: throw down outside, throw down with someone

USTALIKLA YAPMAC1

ustalıkla sergilemek, döktürmek

Bir şeyi büyük beceri veya enerjiyle yapmak, üretmek ya da sergilemek.

Basit İngilizce açıklama: To create or perform something with great skill, energy, or success.

  • The DJ threw down some amazing beats.
  • She can really throw down onstage.
  • Our dancers threw down an unforgettable performance.

Nasıl kullanılır: throw down something (The drummer threw down a powerful beat.)

Eş anlamlılar: perform brilliantly, deliver

Sık kullanılan kalıplar: throw down beats, throw down something, throw down onstage

KATKIC1

katkıda bulunmak, para koymak

Ortak bir işi desteklemek için para vermek veya üzerine düşeni yapmak.

Basit İngilizce açıklama: To give money or do your part to help a group effort.

  • We all threw down for dinner.
  • Can you throw down five dollars?
  • Several local musicians threw down a track each for the album.

Nasıl kullanılır: throw down for something (We each threw down for the pizza.); throw down something (Everyone threw down ten dollars.)

Eş anlamlılar: chip in, contribute

Sık kullanılan kalıplar: throw down money, throw down something, throw down for something

HIZLA İÇMEC1

hızla içmek, dikmek

Bir içeceği çok miktarda ve çok hızlı içmek.

Basit İngilizce açıklama: To drink a lot of something very quickly.

  • He threw down a whole pint.
  • They were throwing down beers at the bar.
  • Don’t throw down so much wine so quickly.

Nasıl kullanılır: throw something down (He threw three beers down before dinner.)

Eş anlamlılar: down, gulp down, knock back

Sık kullanılan kalıplar: throw down beer, throw down drinks, throw down something

throw down hakkında sık sorulanlar

throw down ne demek?

“throw down” Türkçede “yere atmak” demektir. Elde tutulan bir şeyi, çoğu zaman sert bir hareketle, yere atmak veya bırakmak.

throw down Türkçesi nedir?

throw down kelimesinin Türkçe çevirileri: yere atmak, bırakmak, kavga etmek, meydan okumak, ustalıkla sergilemek, döktürmek.

throw down nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˌθroʊ ˈdaʊn/, İngiliz İngilizcesinde /ˌθrəʊ ˈdaʊn/ diye okunur.

throw down cümle içinde nasıl kullanılır?

Throw down your weapon! He threw down his cards in anger.

throw down kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler