LookItUp

wheel

İngilizce “wheel” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /wiːl/

wheel Türkçede: tekerlek, direksiyon, döngü, çark, tekerlekli araçla taşımak, daire çizerek uçmak

isim

YUVARLAK PARÇAA2

tekerlek

Dönerek bir taşıtın ilerlemesini veya bir makinenin çalışmasını sağlayan yuvarlak parça.

Basit İngilizce açıklama: A round part that turns to help a vehicle move or a machine work.

  • The bike has a broken wheel.
  • All four wheels need new tyres.
  • A small wheel turns inside the machine.

Sık kullanılan kalıplar: front wheel, bicycle wheel, wheel of something

DİREKSİYONB1

direksiyon

Bir taşıtın gideceği yönü belirlemek için çevrilen yuvarlak parça.

Basit İngilizce açıklama: The round part you turn to control the direction of a car or other vehicle.

  • Keep both hands on the wheel.
  • She spent six hours behind the wheel.
  • He fell asleep at the wheel.

Eş anlamlılar: steering wheel

Sık kullanılan kalıplar: steering wheel, at the wheel, behind the wheel

OLAY DÖNGÜSÜC2

döngü, çark

Sürekli tekrarlanarak başa dönen olaylar dizisi.

Basit İngilizce açıklama: A series of events that keeps repeating, like a circle with no end.

  • The wheel of life keeps turning.
  • The wheel of fortune turned against the king.
  • She saw history as an endless wheel.

Eş anlamlılar: cycle

Sık kullanılan kalıplar: wheel of life, wheel of fortune

fiil

TEKERLEKLİ TAŞIMAB2

tekerlekli araçla taşımak

Birini veya bir şeyi tekerlekli sandalye, yatak ya da araba gibi bir araçla taşımak.

Basit İngilizce açıklama: To move someone or something using a chair, bed, cart, or other equipment with round turning parts.

  • The nurse wheeled him outside.
  • We wheeled our luggage through the airport.
  • Can you wheel this bed into the ward?

Nasıl kullanılır: wheel someone/something into/out of somewhere (They wheeled the patient into the room.)

Sık kullanılan kalıplar: wheel someone inside, wheel something away, wheel someone into

DAİRESEL UÇUŞC1

daire çizerek uçmak

Özellikle uçarken geniş daireler çizerek hareket etmek.

Basit İngilizce açıklama: To move in large circles, especially while flying.

  • Gulls wheel above the boats.
  • An eagle wheeled high in the sky.
  • The birds were wheeling over the cliffs.

Eş anlamlılar: circle

Sık kullanılan kalıplar: wheel overhead, wheel above something, wheel in circles

TEKERLEKLE İLERLEMEB2

tekerlekleri üzerinde götürmek

Tekerlekler üzerinde ilerlemek veya bir şeyi bu şekilde iterek götürmek.

Basit İngilizce açıklama: To move along on round turning parts, or push something so it moves this way.

  • Wheel the cart over here.
  • He wheeled his bike home.
  • The suitcase wheeled smoothly along the path.

Nasıl kullanılır: wheel something to somewhere (She wheeled her bike to the garage.)

Eş anlamlılar: roll

Sık kullanılan kalıplar: wheel something over, wheel along, wheel something home

DAİRESEL HAREKETC2

dairesel hareket etmek

Bir nesneyi veya vücudun bir bölümünü daire çizecek şekilde hareket ettirmek.

Basit İngilizce açıklama: To move a body part or object in a circle.

  • His arms wheeled in the air.
  • She wheeled one arm to signal the boat.
  • The blades wheeled slowly in the wind.

Eş anlamlılar: rotate

Sık kullanılan kalıplar: wheel around, wheel in circles

wheel kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

wheel ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler