LookItUp

faint

İngilizce “faint” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /feɪnt/

Diğer biçimleri: fainted, fainting

faint Türkçede: belli belirsiz, zayıf, silik, hafif, çok az, bayılacak gibi

sıfat

BELİRSİZ ALGILANANB2

belli belirsiz, zayıf, silik

Görülmesi, duyulması veya kokusunun alınması zor olacak kadar zayıf olan.

Basit İngilizce açıklama: So weak that it is difficult to see, hear, or smell.

  • We heard a faint sound.
  • The writing was too faint to read.
  • A faint smell of smoke came from the kitchen.

Eş anlamlılar: weak, dim, indistinct

Zıt anlamlılar: strong, clear

Sık kullanılan kalıplar: faint light, faint sound, faint smell

ÇOK AZB2

hafif, çok az

Miktarı veya derecesi çok düşük olan.

Basit İngilizce açıklama: Very small in amount or degree; only slight.

  • She gave a faint smile.
  • There is a faint chance of success.
  • He showed only faint interest in our plan.

Eş anlamlılar: slight, small, minimal

Zıt anlamlılar: great, considerable

Sık kullanılan kalıplar: faint hope, faint smile, faint trace

BAYILACAK GİBİB2

bayılacak gibi, halsiz

Bayılabilecek kadar halsiz veya başı dönüyor durumda olan.

Basit İngilizce açıklama: Feeling so weak or dizzy that you might become unconscious.

  • I feel faint.
  • He became faint in the heat.
  • She felt faint after standing up too quickly.

Nasıl kullanılır: faint with something (After walking all day, she was faint with hunger.)

Eş anlamlılar: lightheaded, weak, dizzy

Sık kullanılan kalıplar: feel faint, faint with hunger, faint and dizzy

fiil

BİLİNCİNİ KAYBETMEB1

bayılmak

Aniden kısa bir süre için bilincini kaybetmek.

Basit İngilizce açıklama: To suddenly become unconscious for a short time.

  • He fainted in the kitchen.
  • I nearly fainted when I saw the blood.
  • Did anyone faint during the long ceremony?

Nasıl kullanılır: faint from something (He fainted from the heat.); faint at something (She fainted at the sight of blood.)

Eş anlamlılar: pass out, lose consciousness

Sık kullanılan kalıplar: faint from heat, faint at something, nearly faint, faint from something

SÖNÜP KAYBOLMAC2

solmak, kaybolmak

Giderek zayıflayıp veya görünmez hale gelip sonunda tamamen yok olmak.

Basit İngilizce açıklama: To become weaker or less visible until nothing remains.

  • The golden clouds fainted away.
  • We watched the distant glow faint into darkness.
  • As evening fell, the colours began to faint.

Eş anlamlılar: fade, vanish, disappear

Zıt anlamlılar: appear

Sık kullanılan kalıplar: faint away, faint into darkness

isim

BAYILMAC1

bayılma

Bir kişinin aniden bilincini kaybettiği kısa süreli durum.

Basit İngilizce açıklama: A short period when someone suddenly becomes unconscious.

  • She fell down in a faint.
  • He soon recovered from his faint.
  • The sudden heat brought on a brief faint.

Eş anlamlılar: fainting spell, blackout, syncope

Sık kullanılan kalıplar: in a faint, into a faint, after a faint

faint hakkında sık sorulanlar

faint ne demek?

“faint” Türkçede “belli belirsiz” demektir. Görülmesi, duyulması veya kokusunun alınması zor olacak kadar zayıf olan.

faint Türkçesi nedir?

faint kelimesinin Türkçe çevirileri: belli belirsiz, zayıf, silik, hafif, çok az, bayılacak gibi.

faint nasıl okunur?

/feɪnt/ diye okunur.

faint cümle içinde nasıl kullanılır?

We heard a faint sound. The writing was too faint to read.

faint kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

faint ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler