LookItUp

haul

İngilizce “haul” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /hɔːl/

Diğer biçimleri: hauling, hauled

haul Türkçede: çekmek, sürüklemek, taşımak, nakletmek, hızla gitmek, basıp gitmek

fiil

ZORLAYARAK ÇEKMEB2

çekmek, sürüklemek

Ağır bir şeyi büyük çaba harcayarak çekmek.

Basit İngilizce açıklama: To pull something heavy with a lot of effort.

  • They hauled the boat ashore.
  • We hauled the heavy box up the stairs.
  • Can you help me haul this branch out of the water?

Nasıl kullanılır: haul someone/something + direction (They hauled the boat up onto the beach.)

Eş anlamlılar: pull, drag, heave

Sık kullanılan kalıplar: haul something up, haul something ashore, haul in nets, haul someone out

YÜK TAŞIMAB2

taşımak, nakletmek

Ağır malları genellikle bir araçla bir yerden başka bir yere taşımak.

Basit İngilizce açıklama: To carry heavy goods from one place to another, usually using a vehicle.

  • This truck hauls coal.
  • Horses once hauled goods along this road.
  • They hauled the old furniture away in a trailer.

Nasıl kullanılır: haul something to/from somewhere (Trucks haul gravel from the quarry to the building site.)

Eş anlamlılar: transport, carry, cart

Sık kullanılan kalıplar: haul freight, haul logs, haul something away, haul something by truck

HIZLA GİTMEC2

hızla gitmek, basıp gitmek

Çok hızlı hareket etmek veya yol almak.

Basit İngilizce açıklama: To move or travel very fast.

  • That car is really hauling.
  • He hauled down the road on his bike.
  • We were hauling through town when the engine failed.

Eş anlamlılar: speed, race, zoom

Sık kullanılan kalıplar: really haul, haul down something, haul through town

isim

TOPLANAN MİKTARC1

ganimet, ele geçirilen miktar

Bir seferde yakalanan, çalınan, satın alınan veya başka şekilde elde edilen şeylerin toplamı.

Basit İngilizce açıklama: An amount of things caught, stolen, bought, or otherwise collected at one time.

  • The fishermen brought home a huge haul.
  • She showed us her shopping haul.
  • Police recovered a haul of stolen jewellery.

Nasıl kullanılır: a haul of something (The police found a haul of stolen watches.)

Eş anlamlılar: catch, loot, collection

Sık kullanılan kalıplar: shopping haul, large haul, haul of something, record haul

UZUN YOLCULUKC1

yolculuk, taşıma mesafesi

Birinin veya bir şeyin katettiği, özellikle uzun ya da zorlu yolculuklarda söz edilen mesafe.

Basit İngilizce açıklama: The distance that someone or something travels, especially when the journey is long or difficult.

  • It's a long haul to the coast.
  • The haul from the mine to the port is fifty miles.
  • Was the drive home much of a haul?

Eş anlamlılar: journey, trip

Sık kullanılan kalıplar: a long haul, a short haul, quite a haul

haul hakkında sık sorulanlar

haul ne demek?

“haul” Türkçede “çekmek” demektir. Ağır bir şeyi büyük çaba harcayarak çekmek.

haul Türkçesi nedir?

haul kelimesinin Türkçe çevirileri: çekmek, sürüklemek, taşımak, nakletmek, hızla gitmek, basıp gitmek.

haul nasıl okunur?

/hɔːl/ diye okunur.

haul cümle içinde nasıl kullanılır?

They hauled the boat ashore. We hauled the heavy box up the stairs.

haul kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

haul ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler