have
İngilizce “have” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /hæv/
have Türkçede: zorunda olmak, gerekmek, sahip olmak, yemek, içmek, yapmak
fiil
zorunda olmak, gerekmek
to ve bir fiilden önce gelerek o eylemi yapmanın gerekli olduğunu belirtir.
Basit İngilizce açıklama: If you use this before to and a verb, the action is necessary.
- I have to go.
- She had to work yesterday.
- Do we have to wear these shoes?
sahip olmak
Bir şeyin sahibi olmak; o şeyin sana ait olması.
Basit İngilizce açıklama: To own something that belongs to you.
- I have a bike.
- Does your family have a car?
- They had a small house by the sea.
yemek, içmek, yapmak
Bir şey yemek, içmek veya bir etkinliğe katılmak.
Basit İngilizce açıklama: To eat, drink, or take part in an activity.
- We have lunch at noon.
- Would you like to have a coffee?
- We had a long chat after dinner.
tutmak, bulundurmak
Bir şeyi elinde tutmak veya bulundurmak.
Basit İngilizce açıklama: To hold something in your hands.
- I have a pen in my hand.
- She had the rope firmly in both hands.
- Do you have the spoon, or is it still on the table?
olmak, duymak
Bir düşüncenin, fikrin, şüphenin veya duygunun zihninde bulunması.
Basit İngilizce açıklama: To hold an idea, thought, doubt, or feeling in your mind.
- I have an idea.
- Do you have any thoughts about this?
- She had doubts about his story.
olmak, çekmek, yaşamak
Bir hastalığı, sorunu veya başka bir durumu yaşamak.
Basit İngilizce açıklama: To experience an illness, problem, or other condition.
- I have a cold.
- She had a headache yesterday.
- Do you have trouble sleeping?
isim
dolandırıcılık, aldatmaca
Birini para kaybına uğratan veya yanlış bir şeye inandıran hile ya da dürüst olmayan teklif.
Basit İngilizce açıklama: A trick or dishonest offer that makes someone lose money or believe something false.
- That deal is a have.
- The cheap holiday turned out to be a complete have.
- Was the offer a bargain or just a have?
have kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUphave ile kurulan ifadeler
- have to: zorunda olmak, gerekmek
- have sex: cinsel ilişkiye girmek, seks yapmak
- have fun: eğlenmek, iyi vakit geçirmek
- have a nice day: iyi günler
- have a seat: oturmak
- have on: giymiş olmak, üzerinde olmak
- have it: iddia etmek, ileri sürmek
- have had it: canına tak etmek, bıkmak
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語