learn
İngilizce “learn” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /lɝn/ · İngiltere /lɜːn/
learn Türkçede: öğrenmek, haber almak, ders almak, öğretmek, ders vermek
fiil
öğrenmek
Çalışarak veya pratik yaparak bilgi ya da yeni bir beceri kazanmak.
Basit İngilizce açıklama: To get knowledge or a new skill through study or practice.
- I want to learn French.
- He learned to swim last summer.
- What skills are you learning at school?
öğrenmek, haber almak
Daha önce bilinmeyen bir şeyi duyarak veya araştırarak öğrenmek.
Basit İngilizce açıklama: To find out something you did not know before.
- I learned the news yesterday.
- We have learned that the train is delayed.
- When did you learn about his new job?
ders almak, öğrenmek
Bir deneyimden, özellikle bir hatadan ders çıkarıp gelecekte daha iyi davranmak.
Basit İngilizce açıklama: To use an experience, especially a mistake, to do better in the future.
- We learn from our mistakes.
- She learned never to leave her bag unattended.
- Have you learned anything from this experience?
öğretmek, ders vermek
Birine bir şey öğretmek; çoğu zaman hoş olmayan bir sonuç yaşatarak ders vermek.
Basit İngilizce açıklama: To teach someone something, often by making them face an unpleasant result.
- That will learn you!
- A cold night outside will learn him to take his keys.
- She said the fine would learn them a lesson.
learn kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUplearn ile kurulan ifadeler
- learn the ropes
- learn one's lesson: akıllanmak, uslanmak
- learn one's place
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語