LookItUp

walk the line

İngilizce “walk the line” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˌwɔk ðə ˈlaɪn/ · İngiltere /ˌwɔːk ðə ˈlaɪn/

walk the line Türkçede: dengeyi korumak, kendine hakim olmak, uslu durmak, sınır boyunca yürümek, sınırı kontrol etmek, mezuniyet törenine katılmak

fiil

DENGE KURMAC1

dengeyi korumak

Farklı seçenekler veya görüşler arasında dikkatli bir denge gözetmek.

Basit İngilizce açıklama: To keep a careful balance between different choices or opinions.

  • She walks the line between honesty and kindness.
  • The film walked the line between comedy and tragedy.
  • Can this policy walk the line between freedom and safety?

Nasıl kullanılır: walk the line between A and B (Teachers walk the line between being friendly and maintaining authority.)

Eş anlamlılar: strike a balance

Sık kullanılan kalıplar: walk the line

KENDİNİ KONTROLC1

kendine hakim olmak, uslu durmak

Değer verdiği insanları incitmemek için davranışlarına dikkat etmek, kendine hâkim olmak.

Basit İngilizce açıklama: To control your behavior so that you do not hurt people you care about.

  • He tries to walk the line for his family.
  • She walked the line despite the temptation to fight.
  • I promised my wife I would walk the line.

Eş anlamlılar: behave, exercise self-control

Sık kullanılan kalıplar: walk the line

SINIR KONTROLÜC2

sınır boyunca yürümek, sınırı kontrol etmek

Bir sınırı işaretlemek veya güvenliğini sağlamak için sınır boyunca yürümek.

Basit İngilizce açıklama: To walk along a boundary to mark it or keep it secure.

  • The guards walk the line every morning.
  • We walked the line and marked the boundary with posts.
  • The farmer walks the line to check the boundary fence.

Eş anlamlılar: patrol the boundary

Sık kullanılan kalıplar: walk the line

MEZUNİYET TÖRENİC2

mezuniyet törenine katılmak

Genellikle diğer öğrencilerle birlikte yürüyerek mezuniyet törenine katılmak.

Basit İngilizce açıklama: To take part in a graduation ceremony, often by walking with the other students.

  • She will walk the line in June.
  • His parents watched him walk the line at graduation.
  • I finished my courses but chose not to walk the line.

Eş anlamlılar: graduate

Sık kullanılan kalıplar: walk the line

walk the line hakkında sık sorulanlar

walk the line ne demek?

“walk the line” Türkçede “dengeyi korumak” demektir. Farklı seçenekler veya görüşler arasında dikkatli bir denge gözetmek.

walk the line Türkçesi nedir?

walk the line kelimesinin Türkçe çevirileri: dengeyi korumak, kendine hakim olmak, uslu durmak, sınır boyunca yürümek, sınırı kontrol etmek, mezuniyet törenine katılmak.

walk the line nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˌwɔk ðə ˈlaɪn/, İngiliz İngilizcesinde /ˌwɔːk ðə ˈlaɪn/ diye okunur.

walk the line cümle içinde nasıl kullanılır?

She walks the line between honesty and kindness. The film walked the line between comedy and tragedy.

walk the line kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler